Dünden Bugüne Ayanikola - I
Ünye Tarih Araştırma Grubu
Ahmet
Kabayel-Ahmet Derya Varilci
Aya Nikola Kilisesi’nin adını Ünye’ye ait bazı belgelerde
görmekteyiz, ancak bugün yerinde belli belirsiz bir duvar kalıntısının bulunduğu
tarihi yerlerden biri olarak biliyoruz.
Ünye Atatürk Mahallesinde “Aynikola” denen deniz kıyısında bir
sayfiye yerleşimindedir.
Ayanikola kilisesinin kim
tarafından, nasıl ve ne zaman yapıldığını kesin olarak bilmiyoruz.
Ünye’deki Aya Nikola kilisesinin “17. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir”
biçimindeki Wikipedia yorumunun dayanağı yoktur. 18. Yüzyıl yazar ve
gezginlerinden Bijişkyan’ın “Eski zamanlardan kalma” dediği
Ayanikola kilisesinin ne kadar eskiye dayandığı ve ilk inşa tarihi bilinmemektedir.
Ancak şöyle bir tahminde bulunmak mümkündür: Ayanikola Kilisesi, muhtemelen Osmanlı öncesi döneme aittir.[1]
Bölgesel iklim koşulları ve deniz kıyısında dalgalarına maruz
kalan yapısıyla bu kutsal mekânın “defalarca” onarım gördüğü hatta zaman zaman
tümüyle yenilendiğinden söz etmek mümkündür. Yapının günümüze ulaşan bir
elamanı bulunmadığından, Mimari yapısı hakkında en ufak bilgimiz
bulunmamaktadır. Tanzimat’a kadar, Gayrimüslim ibadethanelerinin “imar ve tamiratı” doğrudan Devlet-i
Ali Osmanlı tarafından yapıldığı, bilinen bir kuraldır. Fatih Kanunnamesi gibi “zaruri”
ve sürekli hale gelen bu uygulama ancak 1839 tarihinde yayınlanan bir fermanla
değiştirilmiştir. Meryem Ana’ya adanmış, Ünye Yalı Mevkiindeki Panagia Kilisesi benzeri kiliselerin
ancak bu tarihten sonra ortaya çıktığı ve bölgemizdeki sayılarının bu tarih
itibariyle hızla arttığı gözlenmektedir. Mevcut kiliselerin çoğu ise bu tarih
itibariyle ilgili cemaatler tarafından onarıma alınmış, “külliye” haline
getirilerek; ruhban okulu, manastır ve benzeri yapılar inşa edilmiştir.[2]
Bazı Belgelerde Ünye Aya Nikola Kilisesi
Ünye’nin batı kıyısında, küçük bir adada bulunan Aya Nikola Kilisesi, bir zamanlar
bölgemizde sayıları yediyi bulan kiliselerden sadece biridir. “Yuvarlak, kâgir
bir kilisedir” diyor, 18. Yüzyıl yazar ve gezginlerinden Bijişkyan: “Eski zamanlardan kalma” diye ekliyor.[3]
Aslen Karadeniz Bölgesi insanı olan Per Minas Bijişkyan (1777- 1851), Trabzon doğumlu, Ermeni asıllı, gezgin bir rahiptir. Ünye’den bahseden
en eski kaynaklardan biri ona aittir. Bijişkyan,
1817’de yerlisi olduğu Karadeniz mıntıkasında vikerlik görevi münasebetiyle
bölgeyi adım adım gezer. Gezi notlarında Ünye’den ve Ayanikola kilisesinden bahseder;
800 Rum ile 40 Ermeni evinin varlığını bildirir.
Günümüze sadece duvar kalıntıları ulaşan Ayanikola kilisesinden
bahseden bir başka kaynak, Anthony Bryer ve David Winfield adlı Britanyalı iki tarihçi
ve Bizantologlara aittir:
“Aziz
Nicholas adacığı halen Ainikola [Ayanikola] olarak adlandırılmaktadır. Ainikola
deniz feneri karşısında, Oinaion’un yaklaşık 1 km. batısında yer almaktadır.
Adacık, ana karaya kaba taş ve harç kalıntılarından yapılmış 47 adım
uzunluğunda dar bir yolla bağlıdır.
Bağlantı
yolunun sonunda, anakaraya yakın noktada 1 metrekare büyüklüğünde bir yapının
kalıntıları vardır. Yapının duvarları gelişigüzel, belli bir sırası olmayan taş
işçiliğinden oluşmaktadır. İç tarafı iki kat kireç harcı sıva ile sıvanmıştır. Alt
kattaki sıvanın içine öğütülerek toz haline getirilmiş seramik ya da pişmiş
toprak parçaları katılmıştır. Bu yapı muhtemelen küçük bir sarnıçtı. Uçurumun
yukarısındaki düz platoda, 12x26 adım büyüklüğünde dikdörtgen biçimli bir
binanın temelleri bulunmaktadır. Uçurumun altında, kuzeybatıya bakan yapay bir
mağara vardır. Zemin çakıl taşları ve harç ile yükseltilmiş, mağara girişinin
önünden deniz kıyısına kadar yaklaşık 1 m. devam ettirilmiştir. Şu andaki sahil
seviyesi, mağara zemini ile hemen hemen aynı yüksekliktedir. Mağaranın arka
kısmında kayaya oyulmuş yaklaşık 0,20 m. eninde küçük bir basamak
bulunmaktadır. Gerek bu basamak gerekse de mağaranın tavanı, kireç harcı sıva
ile sıvanmıştır.
Adacığın
kendisi ebat olarak 32x37 adımdan daha büyük olmayıp çevresi tamamen duvarlarla
çevrilmişti. Duvarlar ortalama 1 m. kalınlığındaydı, fırtınalı havalarda
adacığı korumak için inşa edilmişlerdi. Adacığın ortasında, en yüksek
noktasında (deniz seviyesinden yaklaşık 8 m. yukarıda) Aziz Nicholas
Kilisesinin kalıntıları yer almaktadır (resim 27b).
Bu
kilise Bijişkyan tarafından daire
şeklinde tarif edilmektedir. Ritter
tarafından Bizans dönemine ait olduğu belirtilen yapı 1629 tarihinde tamir
edilmiştir. [ABÇ]. 1658 tarihinde III. Makarios tarafından da ziyaret
edilmiştir. Makarios binayı ‘muhteşem bir şekilde taş duvar ile inşa
edilmiştir’ şeklinde tanımlamaktadır. 1836 yılında Hamilton söz konusu binayı harabe halinde bulmuştur. Fakat
anlaşıldığı kadarıyla yapı bu tarihten çok kısa süre sonra tamir edilmiştir.
Çünkü Hell, alanın yortu günlerinde
çok sık olarak ziyaret edildiğini belirtmektedir. On dokuzuncu yüzyıl süresince
buraya Yunanistan ve Rusya’dan hacı bağışları gelmiştir. Yapı hakkında en son
1904 yılında Cartanze tarafından
bilgi verilmektedir, yapı halen İngiliz denizciler Amirallik yönergesinde yer
almaktadır.
Anakara
üzerindeki yapılar belki de adacığın belli bir öneme sahip hac yeri olduğunu
gösteriyor olabilir. Fakat kilisenin boyutları mütevazıdır. 1969 yılında
üstteki toprak kaldırılarak binanın tek apsisli, yaklaşık 2,50 m. uzunluğunda
(apsis dâhil 3,40 m.) şapel olduğu ortaya çıkartılmıştır, girişin batıdan
olduğu açıkça bellidir. Apsisin sadece ilk sıra duvarının bir kısmı görülebilir
durumdadır. (Çünkü defineciler 1970 yılı ile birlikte tüm kalıntıları yok
etmiştir). Fakat kalıntılardan binanın intizamlı yarım daire şeklinde, iç
yarıçapı 0,74-0,76 m. arasında temeldeki duvarların ise 0,16 m. kalınlıkta
olduğu anlaşılmaktadır. Kaba temel taşları kireç harcıyla birbirine
tutturulmuştur. Şapelin (muhtemelen anakaraya bağlantı sağlayan yol ile
bitişiğindeki mağaranın) Orta Çağ dönemine ait olduğu, dairesel değil geleneksel
plana göre inşa edildiğini gösteren güçlü kanıtlar mevcuttur.
1963
yılında adacığa dağılmış ve işlenmemiş pişmiş kırmızı çömlek kırıkları vardır.
Bu kırıklardan kurşun yeşil sırlı olan ya Osmanlı ya da Bizans dönemine
aittir.”[4]
Aynikola: Denizcilerin Kutsal Mekânı
Elimizdeki belgelerde de bahsedildiği gibi Aya Nikola küçük bir
kilisedir çünkü yer aldığı ada küçüktür. Bilinen en eski fotoğrafı 1930’lu
yıllardan kalma Gülay Sümer Birben’e
ait arşiv fotoğrafıdır ki, görüntüde odaya benzer, kapalı bir yapı kalıntısı ve
adayı kuşatan duvarlardan başka bir ayrıntı yoktur. Fotoğraftan da küçük bir kilise
olduğu anlaşılmaktadır. Karşı kıyıda ise kiliseye ait olduğu zannedilen taş basamaklar
ve kesme taşlardan inşa edilmiş bir kovuk (muhtemelen nöbetçi barınağı) bulunmaktadır.
Söz konusu fotoğrafta, bir oda ve günümüze ulaşmayı başaran
duvar kalıntılarından başka kiliseye ait mimari bir eleman bulunmamaktadır. Bu
nedenle kilisenin mimari durumu hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz.
Fotoğraf, kiliseye ait önemli bir belgedir. Diğer yandan kiliseye
dair yazılan ve söylenen başka bilgiler, belgeler mevcuttur.
Kilise “denizciler için kutsal bir ibadet yeridir”
denilmektedir hatta Hristiyanların Hac mekânı olduğu ileri sürülmektedir.
Her Pazar denizciler gemilerinden inerek, Kalebozu’ndaki (Galabuzu
diyenler de mevcuttur) Derya Hamamı’nda
yıkanır, paklanır; yeni esvaplarını giyerek, Aya Nikola Kilisesi’ne ayine
giderlermiş.[5]
Aya Nikola’dan bahseden diğer kaynaklar: İngiliz jeolog William John Hamilton, Boğaziçi Üniversitesi eski Profesörü John Freely (1926-2017) ve merhum Mimar Erdoğan Vata’ya ait araştırmalardır.
John Freely ve Aynikola Köyü
John Freely (d.
1926 –ö. 20 Nisan 2017), Amerikalı bir fizikçi, tarihçi, öğretmen ve yazardır. New
York Üniversitesi'nde fizik dalında yaptığı doktoranın ardından çalışmalarını İstanbul'da Boğaziçi Üniversitesi'nde sürdürdü.
Türkiye’de "Doğu ve Batı'nın Modern Biliminin Ortaya Çıkışı" dersi de
dâhil olmak üzere, tarih ve astronomi dersleri verdi. 40'tan fazla seyahat ve
tarih konulu kitabın yazarıdır. Türkiye
Uygarlıklar Rehberi adlı kitabında, Ünye’ye değinir, “Aynikola” köyü ve
kilisesinden bahseder:
“Terme’nin otuz
kilometre ilerisinde, Ünye’ye varmadan hemen önce, deniz kıyısındaki Aynikola
köyü çıkar karşımıza. Bu köy adını yerli denizcilerin koruyucusu olan Aziz
Nikolaos’tan almıştır. Denizciler karaya bir geçitle bağlanan bir adacık
üzerine onun adına bir kilise yaptırmıştır.”[6]
Devam Edecek: Hell, Hamilton, Vata ve Hristiyanlıkta
“Aziz” Kavramı.
Kaynaklar:
Akman, Mehmet
(1996), “Kilise ve Havraların İslâm-
Osmanlı Hukuk Tarihindeki Yeri”. İlam Araştırma Dergisi, s. 133-144.
Bijişkyan, Per Minas (1998), Pontos
Tarihi - Tarihin Horona Durduğu Yer Karadeniz, Çiviyazıları Yay.
Bryer, Anthony-Winfield, David (2020), Karadeniz’in Ortaçağ Dönemi Eserleri ve Topoğrafyası.
1. ve 2. cilt, TTK Yay. Ank.
Freely, John (2008), Türkiye
Uygarlıklar Rehberi-c. 2, 4. Baskı, İst. Yapı Kredi Yay.
[1] Aya Nikola kilisesinin
Bizans döneminden kalma olduğu, Bryer-Winfield adlı araştırmacıların 1985
tarihinde yazdıkları eserde doğrulamaktadır. Makalemizdeki alıntıda ayrıntılı
biçimde açıklanmaktadır.
[2] Akman 1996; 133-144
[3] Bijişkyan, 1998;
[4] Bryer-Winfield, 2020; 193
[5] Kaynak, Ünye Belediyesi
tanıtım broşürleri.
[6] Freely, 2008; s. 114















