Assos Athena Tapınağı
Assos Athena Tapınağı, Anadolu'da Arkaik Dönem'de inşa
edilen tek Dor düzenli tapınaktır.
Bu durumun temel sebepleri kurucuların kökeni, bölgenin mimari tercihleri ve
erken dönem yerleşim koşulları ile ilgilidir.
Assos’tan tam yüz yıl sonra Atina’ya adını veren
Yunanistan’daki Athena Parthenon
Tapınağı inşa edilmiştir. Konum ve mimari yapı olarak birbirlerine benzeyen
bu iki kutsal yapının karşılaştırılmasına geçmeden, Assos’taki Athena
Tapınağı’na biraz daha yakından bakalım.
Assos Athena Tapınağı’nın mimari
ve tarihsel konumu: Assos
kenti, MÖ 1000 civarında Midilli Adası'ndan gelen Aeolis (Eol) kolonistleri tarafından kurulmuştur. Günümüz Behramkale köyünde konumlanan Assos'taki ilk yerleşimciler kesin
olarak bilinmemekle birlikte, şehir antik kaynaklara göre Midilli Adası'ndan
gelen Methymnalılar tarafından MÖ 7. yüzyılda kurulmuştur. Assos, sonraki
tarihte Yunan ve Pers imparatorlukları hâkimiyeti altına girmiş, Büyük
İskender'in ardından MÖ 4. yüzyılda Seleukos krallığı ve MÖ 190 yılında da
Pergamon krallığına katılmıştır. MÖ 133'te Pergamon krallığıyla birlikte Roma
hâkimiyetine girmiştir.
MÖ 11. yüzyılın ikinci yarısında (yaklaşık MÖ 1100–1050) Kuzey Ege’ye yapılan Aeolis göçünde en büyük etken, Yunan
anakarasına kuzeyden gelen Dor
kavimlerinin istilası ve yaşadıkları toprakların mevcut nüfusu besleyemez
durumda olmasıydı.
Yunanistan’ın Tesalya ve Boiotia bölgelerinden gelen bu
topluluk, Midilli (Lesbos) adası ile Edremit Körfezi'nden Gediz Nehri'ne kadar
olan alanda yerleşmiştir.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Aeoller, Aiolis adını verdikleri bu bölgede Güney komşuları İonlar gibi önemli bir uygarlık
kurmuşlardır.
Başkent niteliğindeki en büyük kentleri bir kıyı yerleşimi
olan Kyme’dir. İlk kurulan Aiol
kentlerinden biri olan Smyrna (İzmir),
daha sonra İon Birliği’ne katılmıştır. Midilli
(Lesbos) adası, ünlü şair Sappho'nun memleketidir. Assos gibi diğer
önemli kentleri; Aigai, Myrina, Pitane, Temnos ve Larissa’dır.
Assos Antik Kenti, Ege’nin doğu kıyısında bir volkanik tepe
üzerine kurulmuştur. Akropol’ün zirvesinde MÖ. 540-530 tarihlerinde inşa
edilen, Anadolu’nun ilk ve tek DOR düzenli tapınağı Athena Tapınağı yer alır.
Malzeme ve Konum Faktörü: Tapınağın yapımında yöreye özgü sert ve
dayanıklı andezit taşı (volkanik
kaya) kullanılmıştır ki bu taş, Dor düzeninin kalın ve ağır hatlarına son
derece uygundur.
Erken Tarihleme: MÖ 530 yıllarında akropolün zirvesine
inşa edilen bu yapı, Arkaik Çağ'ın erken aşamasında bölgede başka bir muadili
bulunmamaktadır.
Tapınak Neden Athena’ya Adandı?
Antik şehirler tanrı ya da tanrıçalarını yalnızca dini inanç
nedeniyle değil, aynı zamanda stratejik, toplumsal ve psikolojik ihtiyaçlarla
da belirliyordu.
MÖ 5. - 4. yüzyıla uzanan 3200 metrelik surların ve denizden
yüksekliğin koruma sağlamasına rağmen tarihi boyunca istilalara uğramış olan Assos’ta savaş stratejisi, akıl ve bilgelikle ilişkilendirilen bir tanrıça
koruyucu olarak seçilmiştir.
Bu koruyucu tanrıça Athena’dır…
Kabartmalarıyla ünlü Athena
Tapınağı'nın sütunları, friz ve heykelleri bugün eksiktir. En önemli
heykelleri Fransa, Amerika ve İngiltere'deki müzelerde ve İstanbul Arkeoloji
Müzesi'nde sergileniyor.
Assos’ta 1881-1883 yılları arasında geçekleştirilen
kazılarda kentin resmî yapılarına ağırlık verilmiştir. Bu kapsamda Athena Tapınağı, agora çevresinde bouleuterion ve stoa, gymnasion, tiyatro ve Batı Nekropolisi’nde kazılar yapılmıştır.[1]
İnşasından yaklaşık 2300 yıl sonra yeniden gün yüzüne
çıkarılan Assos Athena Tapınağı ancak
2010 yılında ayağa kaldırılabildi. Prof.
Dr. Nurettin Arslan başkanlığındaki kazı ekibi ve uzmanlar tarafından restore
edilen tapınağın eksik sütun tamburları ve antik blokları, özgün malzemesi olan
andezit taşı kullanılarak yerlerine
monte edildi ve böylece tapınak kısmen ayağa kaldırılabildi.
Assos Athena Tapınağı
Mimarisi
MÖ. 540 - 530 tarihleri arasında inşa edilen tapınak
Anadolu’da Arkaik Çağ’da inşa edilen tek
Dor tapınağıdır. Assoslular Athena Tapınağı’nı akropolisin doğu kenarına
yakın bir noktaya inşa ederek özellikle gemilerde yolculuk edenlerin
görmelerini arzu etmişleridir.
Tapınak, ana kaya kısmen kesilerek oluşturulmuş olan düzlüğe
inşa edilmiştir. 14,30x30,31 metre ölçülerindeki stylobat (temel) üzerine oturmaktadır. Stylobatın batı ve güney
temel taşları üzerinde kazıma ve kabartma tekniğinde polygonal duvar görünümü verilmiştir. Girişi doğuda olan tapınağın
uzun yönlerinde on üç; kısa kenarlarında ise altı adet sütün vardır. Prostylos planlı tapınakta, cellanın etrafı tek sıra sütun ile
çevrilmiştir. Tapınağın bütününde yapı malzemesi olarak kentin yerel taşı olan
andezit kullanılmıştır. Tapınağın frizlerinde Herakles-Kentaur (at adam) mücadelesi, karşılıklı duran sfenksler, boğalar
ve ziyafet sahnesi; metoplar da ise
Zeus’un Europa’yı kaçırması, at
üzerinde süvariler, Priamos’un Hektor’un cesetini istemesi gibi
birbirinden farklı onlarca konu işlenmiştir.[2]
Hellenistik Çağ’da (M.Ö. 3. yüzyılın ikinci yarısında)
kutsal oda (cella) zemini mozaik ile
kaplanmıştır. Roma Çağı’nda tapınağın kullanıldığına dair bir kanıt mevcut
değildir. 1838 yılında Sultan II. Mahmud’un
izni ile Fransız arkeolog Désiré
Raoul-Rochette tapınağın parçalarını bir savaş gemisi ile Fransa’ya (Louvre
Müzesi) götürmüştür. 1881-1883 yılındaki kazılarında bulunan eserlerin 3/1’lik
bölümü Amerikan kazı heyetine verilmiştir. Böylece tapınağa ait mimari
parçaların bir bölümü A.B.D.’ye (Museum of Fine Arts, Boston) bir bölümü ise
İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürülmüştür. 2010 yılında tapınakta
gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları kapsamında eksik parçalar yapının
özgün yapı malzemesi olan andezitten yeniden üretilmiştir.[3]
Assos Athena Tapınağı Frizleri
Kısa kenarlarında 5, uzun kenarlarında 12 olmak üzere toplam
34 friz bloğundan 15’i iyi korunmuştur. Friz betimlemeleri, doğu kültürü
özelliği de olan, farklı konularda ve karışıktır. Frizlerde Lydia, Lycia,
Atina, Korint kültürlerinden izler bulunur.
Assos tapınağı frizleri İon düzeni alıntılar taşır. Alınlık
kısmı boş bırakılmıştır.
Helenistik Çağ’dan sonra, tahrip olan tapınağın taşları,
Bizans döneminde başka yapıların inşasında kullanılmıştır. Tapınağın diğer
kabartmalı blokları ise 1835 yılında Fransızlara hediye edilmiştir. Amerikan
kazılarının 1883’te sonlanmasıyla, tapınaktan çıkan mimari bloklar Amerika’ya
ve İstanbul’a taşınır.
Böylece taş bloklar Louvre, Boston, İstanbul ve Çanakkale
müzelerine dağılmıştır.
İyi korunmuş 15 friz bloğundaki konular ise Herakles-Kentaur mücadelesi, bir
hayvana saldıran aslanlar, karşılıklı duran sfenksler, ziyafet sahnesi ve
boğalardır.
Ayrıca kısa kenarlarında 10, uzun kenarlarında 24 olmak
üzere toplam 68 metoptan, 10 tanesi korunmuştur.[4]
Athena Kimdir?
Assos kentinin koruyucu tanrısı Athena’dır. Göklere hükmeden tanrılar kralı Zeus’un kızıdır. Athena Yunan mitolojisinde bilgelik, zekâ, sanat ve stratejik savaş tanrıçasıdır. Annesiz
olarak doğan Athena, doğrudan Zeus'un kafasından tam zırhlı bir şekilde
doğmuştur. Sembolleri; bilgeliği ifade eden baykuş, barışın ve bereketin simgesi zeytin dalı, savaş simgesi miğfer
ve mızraktır.
Adını Yunanistan’daki Atina
şehrine veren Athena, kaba kuvvetin değil, aklın ve adil mücadelenin savaştaki
temsilcisidir. Mitolojik kahramanların neredeyse hepsine destek olan, Athena
dünyanın kaderini etkilemiştir. Örneğin Homeros’un
İlyada adlı destanında Akhilleus’u desteklemiştir. Herakles öykülerinde her daim yardımcı ilahi
güçtür.
Devam Edecek: Assos Athena Tapınağı’na karşı Atina
Parthenon.
Kaynaklar:
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Bülteni (2018), Assos Kazısı
Serdaroğlu, Ümit (1996), Assos Behramkale,
Arkeoloji ve Sanat Yay.
Arslan, Nurettin (2014), Assos Taşın Hayat Verdiği Kent, Homer
Yay.
Cömert, Sinan (2017), Bin Tanrılı Ülkeye Bisikletle Yolculuk,
Paris Yay.
Clarke, Joseph Thacher (2025), A Doric Shaft And Base Found At
Assos, Myrina Yay.
Boyut Yayın Grubu (2003), Assos:
Türkiye Gezi Kitaplığı, Boyut Yay.
























