3 Ekim 2018 Çarşamba

Yerli Üretim


Yerli Üretim   


İki hafta önce tip 2 diabet için (şeker hastalığı) raporla alınan iki çeşit ilaçtan söz etmiştim...
Yaklaşık 10 yıldan bu yana kullandığım ilaçlardı bunlar, birinin adı Starlix idi.
Nateglinid etken maddesi içeren ve ağız yoluyla alınan Starlix'i artık SGK ödemiyor...
Çünkü bu ilaç ülkemizde üretilmiyormuş....
Onun yerine ülkemizde üretildiği söylenen muadilleri öneriliyor.
Starlix yerine aynı etken maddeye sahip "yerli üretim" iki ilaç adı öne çıkıyor.
Ne var ki, her iki ilaç da haftalardır dağıtım depolarında mevcut değil.
Çaresiz ilacın bedelini cepten ödeyeceğiz...
Ben ve benim gibi binlerce şeker hastası, oldukça pahalı olan bu ilacı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan temin edemiyor!   
Bu durum çok daha ileri boyutlarda kanser tedavisi ilaçlarında, kalp ve damar hastalıklarında ve diğer kronik vakalarda da yaşanıyormuş.
Şu ekonomik kriz ortamında, ortaya çıkan mağduriyeti varın siz hesap edin.

****
İki hafta önce yazdığımız, "Ne Kadar Yerli?" adlı yazımızda, "yerli"   denilen ilaçların aslında yerli olmadığını, bu ilaçları üreten "yerli" ilaç firmalarının çok uluslu sermaye çevreleriyle iç içe geçtiklerini yazmıştık.
Starlix'in ödenmediği, muadillerinin piyasada bulunmadığı bu aşamada, "yerli malı" güzellemesi yapan siyasi iktidar sözcülerine de şüpheyle bakmaktan başka yol kalmıyor.
Hele son dönemde krizi fırsat bilerek konkordato ilan eden iş adamlarına ne demeli...
Son dönmede iyice daralan üretim sektöründe iflaslar sürerken, sermaye çevreleri daha karlı buldukları bankacılık-finans sektörüne kaymakta yahut yabancı sermaye ile ortaklıklar kurarak "dışa" açılmaktadır.
İşte bu ortamda "yerli üretim" aldatmacasına karşı 15 gün önce sormuştuk:
"Bu kadar yerli ilaç üretiminden yanaydınız da 2005 yılı sonunda neden SSK İlaç Fabrikası'nı kapattınız?"  

***
İşte bu sorunun cevabı, Sağlık Bakanlığı'nda bir dönem ilaçtan sorumlu bir makamda bulunan bir isimden geldi...
Yrd. Doç. Dr. Mahmut Tokaç.
Şöyle diyor Sn. Tokaç:
"Ünye Kent Gazetesindeki İlaç yazısını okudum. SSK İlaç Fabrikası ile ilgili denetim dosyası bana gelmişti. Gerçekten içler acısıydı fabrikanın durumu. Orada üretim yapmak vatandaşına ihanet demekti. Kendilerine iyileştirme yapıp yapamayacaklarını sordum. Yapamayacaklarını söylediler. O rapora göre mutlaka kapatılması gerekiyordu. Ben kapatma kararını uygulamanın kamuoyu nezdinde sıkıntı doğuracağını belirttiğimde, eldeki hammadde bitince üretime son vereceklerini bildirmeleri üzerine kapatma kararını sümen altı ettim. Kendiliklerinden üretimi durdurdular. Yani kapatma uygulanmadı Sağlık Bakanlığı tarafından."
Samimiyetinden zerre kadar şüphe etmediğim Mahmut Tokaç, yakından tanıdığım bir insandır.
"Yaptığın açıklamayı kullanma hakkına sahip miyim?" diye sormuş ve kendisine kısa bir açıklama yazmıştım.
Henüz kendisinden bir cevap alamadım.
Yukarıdaki açıklamayı da iznine sığınarak, olduğu gibi aktardım...
Kendisine verdiğim cevap da şöyleydi:

"Açıklama için öncelikle teşekkür ediyorum. Ancak bu kadarı bile durumun vahametini ortaya koymaya yetiyor. Kapatmaya karar verme ile üretime son verme arasında bir fark var mı? (Öldürmekle hayatına son vermek arasındaki nüans gibi...) Önemli olan bu fabrikanın nasıl "içler acısı" hale getirildiğidir. Sonuçta SSK, kayıtlı üyelerine ücretsiz "yerli" ilaç temin etmeyi bu aşamada terk etmek zorunda kalmıştır."

****
Yerli Üretim Nasıl Olur?

Balık baştan kokar... Eğer bir ülkede ekonomik-sosyal yapı yukarıdan aşağı çarpık hale getirilmişse, yerli ve milli olanı bulmak imkansızdır.
Haliyle iç ve dış politikada kimin ne zaman dost, ne zaman düşman kesildiğini anlamak mümkün değildir. 
Şayet yerli üretimden söz edeceksek, önce tam bağımsız bir ülke olmalıyız.
Eskilerin deyimiyle...
İstiklali tam Türkiye!
Aksi halde sadece sanayi ve tarım sektöründe değil....
İthal samanla beslediğimiz hayvancılıkta da çoktan sıfırı tüketmişiz demektir.


Ünyekent, 03.10.2018