22 Nisan 2026 Çarşamba

Dünden Bugüne Ayanikola - I

 


Dünden Bugüne Ayanikola - I

 

Ünye Tarih Araştırma Grubu

Ahmet Kabayel-Ahmet Derya Varilci

 

Aya Nikola Kilisesi’nin adını Ünye’ye ait bazı belgelerde görmekteyiz, ancak bugün yerinde belli belirsiz bir duvar kalıntısının bulunduğu tarihi yerlerden biri olarak biliyoruz.

Ünye Atatürk Mahallesinde “Aynikola” denen deniz kıyısında bir sayfiye yerleşimindedir.

Ayanikola kilisesinin kim tarafından, nasıl ve ne zaman yapıldığını kesin olarak bilmiyoruz.

Ünye’deki Aya Nikola kilisesinin “17. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir” biçimindeki Wikipedia yorumunun dayanağı yoktur. 18. Yüzyıl yazar ve gezginlerinden Bijişkyan’ın “Eski zamanlardan kalma” dediği Ayanikola kilisesinin ne kadar eskiye dayandığı ve ilk inşa tarihi bilinmemektedir. Ancak şöyle bir tahminde bulunmak mümkündür: Ayanikola Kilisesi, muhtemelen Osmanlı öncesi döneme aittir.[1]

Bölgesel iklim koşulları ve deniz kıyısında dalgalarına maruz kalan yapısıyla bu kutsal mekânın “defalarca” onarım gördüğü hatta zaman zaman tümüyle yenilendiğinden söz etmek mümkündür. Yapının günümüze ulaşan bir elamanı bulunmadığından, Mimari yapısı hakkında en ufak bilgimiz bulunmamaktadır. Tanzimat’a kadar, Gayrimüslim ibadethanelerinin “imar ve tamiratı” doğrudan Devlet-i Ali Osmanlı tarafından yapıldığı, bilinen bir kuraldır. Fatih Kanunnamesi gibi “zaruri” ve sürekli hale gelen bu uygulama ancak 1839 tarihinde yayınlanan bir fermanla değiştirilmiştir. Meryem Ana’ya adanmış, Ünye Yalı Mevkiindeki Panagia Kilisesi benzeri kiliselerin ancak bu tarihten sonra ortaya çıktığı ve bölgemizdeki sayılarının bu tarih itibariyle hızla arttığı gözlenmektedir. Mevcut kiliselerin çoğu ise bu tarih itibariyle ilgili cemaatler tarafından onarıma alınmış, “külliye” haline getirilerek; ruhban okulu, manastır ve benzeri yapılar inşa edilmiştir.[2]


 

Bazı Belgelerde Ünye Aya Nikola Kilisesi

   

Ünye’nin batı kıyısında, küçük bir adada bulunan Aya Nikola Kilisesi, bir zamanlar bölgemizde sayıları yediyi bulan kiliselerden sadece biridir. “Yuvarlak, kâgir bir kilisedir” diyor, 18. Yüzyıl yazar ve gezginlerinden Bijişkyan: “Eski zamanlardan kalma” diye ekliyor.[3]

Aslen Karadeniz Bölgesi insanı olan Per Minas Bijişkyan (1777- 1851), Trabzon doğumlu, Ermeni asıllı, gezgin bir rahiptir. Ünye’den bahseden en eski kaynaklardan biri ona aittir. Bijişkyan, 1817’de yerlisi olduğu Karadeniz mıntıkasında vikerlik görevi münasebetiyle bölgeyi adım adım gezer. Gezi notlarında Ünye’den ve Ayanikola kilisesinden bahseder; 800 Rum ile 40 Ermeni evinin varlığını bildirir.

Günümüze sadece duvar kalıntıları ulaşan Ayanikola kilisesinden bahseden bir başka kaynak, Anthony Bryer ve David Winfield adlı Britanyalı iki tarihçi ve Bizantologlara aittir:

“Aziz Nicholas adacığı halen Ainikola [Ayanikola] olarak adlandırılmaktadır. Ainikola deniz feneri karşısında, Oinaion’un yaklaşık 1 km. batısında yer almaktadır. Adacık, ana karaya kaba taş ve harç kalıntılarından yapılmış 47 adım uzunluğunda dar bir yolla bağlıdır.

Bağlantı yolunun sonunda, anakaraya yakın noktada 1 metrekare büyüklüğünde bir yapının kalıntıları vardır. Yapının duvarları gelişigüzel, belli bir sırası olmayan taş işçiliğinden oluşmaktadır. İç tarafı iki kat kireç harcı sıva ile sıvanmıştır. Alt kattaki sıvanın içine öğütülerek toz haline getirilmiş seramik ya da pişmiş toprak parçaları katılmıştır. Bu yapı muhtemelen küçük bir sarnıçtı. Uçurumun yukarısındaki düz platoda, 12x26 adım büyüklüğünde dikdörtgen biçimli bir binanın temelleri bulunmaktadır. Uçurumun altında, kuzeybatıya bakan yapay bir mağara vardır. Zemin çakıl taşları ve harç ile yükseltilmiş, mağara girişinin önünden deniz kıyısına kadar yaklaşık 1 m. devam ettirilmiştir. Şu andaki sahil seviyesi, mağara zemini ile hemen hemen aynı yüksekliktedir. Mağaranın arka kısmında kayaya oyulmuş yaklaşık 0,20 m. eninde küçük bir basamak bulunmaktadır. Gerek bu basamak gerekse de mağaranın tavanı, kireç harcı sıva ile sıvanmıştır.

Adacığın kendisi ebat olarak 32x37 adımdan daha büyük olmayıp çevresi tamamen duvarlarla çevrilmişti. Duvarlar ortalama 1 m. kalınlığındaydı, fırtınalı havalarda adacığı korumak için inşa edilmişlerdi. Adacığın ortasında, en yüksek noktasında (deniz seviyesinden yaklaşık 8 m. yukarıda) Aziz Nicholas Kilisesinin kalıntıları yer almaktadır (resim 27b).

Bu kilise Bijişkyan tarafından daire şeklinde tarif edilmektedir. Ritter tarafından Bizans dönemine ait olduğu belirtilen yapı 1629 tarihinde tamir edilmiştir. [ABÇ]. 1658 tarihinde III. Makarios tarafından da ziyaret edilmiştir. Makarios binayı ‘muhteşem bir şekilde taş duvar ile inşa edilmiştir’ şeklinde tanımlamaktadır. 1836 yılında Hamilton söz konusu binayı harabe halinde bulmuştur. Fakat anlaşıldığı kadarıyla yapı bu tarihten çok kısa süre sonra tamir edilmiştir. Çünkü Hell, alanın yortu günlerinde çok sık olarak ziyaret edildiğini belirtmektedir. On dokuzuncu yüzyıl süresince buraya Yunanistan ve Rusya’dan hacı bağışları gelmiştir. Yapı hakkında en son 1904 yılında Cartanze tarafından bilgi verilmektedir, yapı halen İngiliz denizciler Amirallik yönergesinde yer almaktadır.

Anakara üzerindeki yapılar belki de adacığın belli bir öneme sahip hac yeri olduğunu gösteriyor olabilir. Fakat kilisenin boyutları mütevazıdır. 1969 yılında üstteki toprak kaldırılarak binanın tek apsisli, yaklaşık 2,50 m. uzunluğunda (apsis dâhil 3,40 m.) şapel olduğu ortaya çıkartılmıştır, girişin batıdan olduğu açıkça bellidir. Apsisin sadece ilk sıra duvarının bir kısmı görülebilir durumdadır. (Çünkü defineciler 1970 yılı ile birlikte tüm kalıntıları yok etmiştir). Fakat kalıntılardan binanın intizamlı yarım daire şeklinde, iç yarıçapı 0,74-0,76 m. arasında temeldeki duvarların ise 0,16 m. kalınlıkta olduğu anlaşılmaktadır. Kaba temel taşları kireç harcıyla birbirine tutturulmuştur. Şapelin (muhtemelen anakaraya bağlantı sağlayan yol ile bitişiğindeki mağaranın) Orta Çağ dönemine ait olduğu, dairesel değil geleneksel plana göre inşa edildiğini gösteren güçlü kanıtlar mevcuttur.

1963 yılında adacığa dağılmış ve işlenmemiş pişmiş kırmızı çömlek kırıkları vardır. Bu kırıklardan kurşun yeşil sırlı olan ya Osmanlı ya da Bizans dönemine aittir.”[4]        


 

Aynikola: Denizcilerin Kutsal Mekânı

 

Elimizdeki belgelerde de bahsedildiği gibi Aya Nikola küçük bir kilisedir çünkü yer aldığı ada küçüktür. Bilinen en eski fotoğrafı 1930’lu yıllardan kalma Gülay Sümer Birben’e ait arşiv fotoğrafıdır ki, görüntüde odaya benzer, kapalı bir yapı kalıntısı ve adayı kuşatan duvarlardan başka bir ayrıntı yoktur. Fotoğraftan da küçük bir kilise olduğu anlaşılmaktadır. Karşı kıyıda ise kiliseye ait olduğu zannedilen taş basamaklar ve kesme taşlardan inşa edilmiş bir kovuk (muhtemelen nöbetçi barınağı) bulunmaktadır.

Söz konusu fotoğrafta, bir oda ve günümüze ulaşmayı başaran duvar kalıntılarından başka kiliseye ait mimari bir eleman bulunmamaktadır. Bu nedenle kilisenin mimari durumu hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz.

Fotoğraf, kiliseye ait önemli bir belgedir. Diğer yandan kiliseye dair yazılan ve söylenen başka bilgiler, belgeler mevcuttur.

Kilise “denizciler için kutsal bir ibadet yeridir” denilmektedir hatta Hristiyanların Hac mekânı olduğu ileri sürülmektedir.

Her Pazar denizciler gemilerinden inerek, Kalebozu’ndaki (Galabuzu diyenler de mevcuttur) Derya Hamamı’nda yıkanır, paklanır; yeni esvaplarını giyerek, Aya Nikola Kilisesi’ne ayine giderlermiş.[5]

Aya Nikola’dan bahseden diğer kaynaklar: İngiliz jeolog William John Hamilton, Boğaziçi Üniversitesi eski Profesörü John Freely (1926-2017) ve merhum Mimar Erdoğan Vata’ya ait araştırmalardır.


 

John Freely ve Aynikola Köyü

 

John Freely (d. 1926 –ö. 20 Nisan 2017), Amerikalı bir fizikçi, tarihçi, öğretmen ve yazardır. New York Üniversitesi'nde fizik dalında yaptığı doktoranın ardından çalışmalarını İstanbul'da Boğaziçi Üniversitesi'nde sürdürdü. Türkiye’de "Doğu ve Batı'nın Modern Biliminin Ortaya Çıkışı" dersi de dâhil olmak üzere, tarih ve astronomi dersleri verdi. 40'tan fazla seyahat ve tarih konulu kitabın yazarıdır. Türkiye Uygarlıklar Rehberi adlı kitabında, Ünye’ye değinir, “Aynikola” köyü ve kilisesinden bahseder:

“Terme’nin otuz kilometre ilerisinde, Ünye’ye varmadan hemen önce, deniz kıyısındaki Aynikola köyü çıkar karşımıza. Bu köy adını yerli denizcilerin koruyucusu olan Aziz Nikolaos’tan almıştır. Denizciler karaya bir geçitle bağlanan bir adacık üzerine onun adına bir kilise yaptırmıştır.”[6]

 

Devam Edecek: Hell, Hamilton, Vata ve Hristiyanlıkta “Aziz” Kavramı.

 

Kaynaklar:

 

Akman, Mehmet (1996),  “Kilise ve Havraların İslâm- Osmanlı Hukuk Tarihindeki Yeri”. İlam Araştırma Dergisi, s. 133-144.

Bijişkyan, Per Minas (1998), Pontos Tarihi - Tarihin Horona Durduğu Yer Karadeniz, Çiviyazıları Yay.

Bryer, Anthony-Winfield, David (2020), Karadeniz’in Ortaçağ Dönemi Eserleri ve Topoğrafyası. 1. ve 2. cilt, TTK Yay. Ank.

Freely, John (2008), Türkiye Uygarlıklar Rehberi-c. 2, 4. Baskı, İst. Yapı Kredi Yay.

 

24.04.2026, Ünye Kent

 

 



[1] Aya Nikola kilisesinin Bizans döneminden kalma olduğu, Bryer-Winfield adlı araştırmacıların 1985 tarihinde yazdıkları eserde doğrulamaktadır. Makalemizdeki alıntıda ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.

[2] Akman 1996; 133-144

[3] Bijişkyan, 1998;

[4] Bryer-Winfield, 2020; 193

[5] Kaynak, Ünye Belediyesi tanıtım broşürleri.

[6] Freely, 2008; s. 114