12 Şubat 2025 Çarşamba

Karadeniz Arkeolojisi-Amasya Kral Kaya Mezarları

 


Karadeniz Arkeolojisi-Amasya Kral Kaya Mezarları

  

Kral Kaya Mezarları, Türkiye'de bir Orta Karadeniz kenti olan Amasya'da bulunur. Pontus krallarının kraliyet nekropolü sayılan farklı boyutlarda kayaya oyulmuş anıtsal mezarlardır.[1]

Amasyalı Antik Dönem coğrafyacısı Strabon, Amasya Kalesinin güney yamacında yer alan 5 mezarın, Hellenistik Çağda yaşayan ve M.Ö. 3. yüzyılda Amasya’yı başkent yapan Pontus Krallarına ait olduklarını belirtmektedir.[2]

Ana kayaya oyularak anıtsal ölçülerde yapılmış olan kaya mezarlarının etrafı U biçiminde galerilerle çevrilidir. Mezarlara ortadan açılan bir kapı açıklığından girilmekte olup mezar odası içerisinde ölünün yatırıldığı kline (sekiler) bulunur. Ön cepheleri üçgen alınlıklı ve avlularının içinde alınlığı taşıyan sütun dizelerinin yer aldığı bilinmektedir.

Tapınak formlu kaya mezarlarının en iyi örneklerinden sayılan bu yapıların elamanları Roma işgali sırasında yerlerinden koparılarak bugünkü görünümü almıştır.


 

Beş Büyük Kral Kaya Mezarı

 

Gutenberg Üniversitesi öğretim üyesi Robert Fleischer’ın özel araştırma alanı olan Amasya şehrinin üzerindeki kayalarda beş büyük mezar bulunur. Pontos Krallığı'nın en etkileyici arkeolojik kalıntılarıdır ve şehirdeki basileia'dan ve Harşena Dağı'nın tepesindeki akropolün Helenistik duvar kalıntıları bir kenara bırakılırsa, neredeyse tek korunmuş kalıntılarıdır.[3]

Bu kaya mezarları Amasya'nın içindeki ve dışındaki diğer bazı mezarlarla birlikte, Anadolu'daki Arkaik Çağ'dan Helenistik Çağ'a kadar olan en son kaya mezar grubunu temsil ederler ve Urartu, Frigya, Likya, Karia ve Paphlagonia'daki öncüllerini takip ederler.

Kral Kaya Mezarları, Helenistik Dönem’de, Amasya'daki Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuştur.

Mitridatların Pontus Krallığı, MÖ 302 yılında I. Mithridates Ktistes tarafından kuruldu ve başkent olarak Amasya seçildi.

Kurucu Kral I. Mithridates Ktistes’den I. Pharnakes’e kadarki beş krala ait kaya mezarları, ana kayadan galerilerle ayrılarak U biçiminde oyulmuşlardır.



Kız Sarayı bölgesinde I. Mithridates’ten MÖ 160 yılına dek hüküm süren I. Pharnakes'e kadarki beş kralın kaya mezar sıralaması şöyledir:

I. Mithridates, Ariobarzanes, II. Mithridates, III. Mithridates ve I. Pharnakes.

Kaya mezarlarının içinde geçitler bulunur. Mezarlar kente hâkim konumdadırlar. Krallar Vadisi olarak bilinen ve Yeşilırmak kıyısında bulunan bölgede toplamda, 21 kaya mezarı bulunur. Bu mezarlara kale içindeki dokuz kaya mezarı dâhildir.

 




Kral Mezarlarının Konumu

 

Kraliyet nekropolü, Amasya kent merkezinden geçen Yeşilırmak nehrinin kuzeyinde, 272 m yüksekliğindeki Harşena Dağı'nın güney yamacında yer almaktadır. Anıtsal kral mezarları, I. Mithradates’in (MÖ 281-266) Pontus Krallığı'nı kurması ve Amaseia'yı (Amasya) başkent yapmasından sonra bu bölgeye konumlandırılmıştır. Kireçtaşı kayalara oyulan bu mezarların içinde büyük taş mezar odaları bulunmaktadır. Kuzey Anadolu'nun ve krallığın en görkemli anıt mezarlarını barındıran bölge yüzlerce yıl süren Helenistik geçmişi nedeniyle "Krallar Vadisi" olarak adlandırılır.

 

Kızlar Sarayı bölgesinde beş kral mezarı bulunur ve I. Mithridates'e (MÖ 266'da öldü), Ariobarzanes'e (MÖ 250'de öldü), II. Mithridates’e (MÖ 210 civarında öldü), Mithridates III'e (MÖ 190 civarında öldü) ve I, Pharnakes’e (MÖ 155 civarında öldü) aittir.

Amasya Kalesi'nin içinde Harşena Dağı'nın yamacında dokuz kaya mezarı daha vardır. Şehrin etrafındaki kaya oyma kraliyet mezarlarının toplam sayısı 21'dir.[4]

 

Fleischer’e göre Amasya Kral Kaya Mezarları

 

Gutenberg Üniversitesi öğretim üyesi Robert Fleischer, Eylül 2002'de mimar Falko Ahrendt-Flemming ve arkeolog Nicole Birkle ile birlikte bu alanda araştırma yaptı. Çalışmalar Deutsche Forschungs gemeinschaft'ın "Antik Çağ'da Doğu Akdeniz ve Karadeniz Bölgesi'nde kültürleşmenin biçimleri ve yolları" programı çerçevesinde yapıldı.

Kraliyet nekropolü, sağ taraftan başlayarak A-E olarak adlandırılan iki mezar grubundan oluşmaktadır. Mezar A, B ve C (Res. 3), iyi korunmuş Helenistik duvarlara sahip tepedeki akropol kalıntılarına yakın doğu cephede yer alırken,  mezar D ve E (Res. 2) batıda yer almaktadır. Mezar A'ya, kayaya oyulmuş bir merdivenle akropolden erişilebilir.

I. Pharnakes kısa bir süre önce fethettiği ve uluslararası bağlantıları olan önemli bir liman kenti Sinope yerine, ebedi ikametgâhı olmaya çok daha uygun bulduğu eski başkenti Amaseia’da gömülmek istedi.

Beş mezarın bir diğer ortak özelliği de mezar odalarının girişlerinin yüksek konumda olmasıdır; bunlara yalnızca bir merdivenle erişilebilir. Bu konumun İran'ın saflık kurallarına göre seçilmiş olması çok olasıdır. Ahamenişlerin kraliyet mezarlarının yüksek girişleri Dareios I'den Naqš-e Rostam ve Persepolis'teki Dareios III'e kadar karşılaştırılabilir.

Kaya mezarları 8 ila 15 m yüksekliğindedir. Beş mezardan oluşan grubun üçüne kayaya oyulmuş iki ayrı merdivenle, diğer iki mezara ise basamaklı bir tünelle ulaşılır. Beş mezarın her birinin içindeki mezar odalarına girişlerinin yüksek konumu nedeniyle sadece bir merdivenle ulaşılabilir. Mezarlardan üçünün cephesinde sütunlar vardır, bir mezarın altı, diğer iki mezarın ise dört sütunu vardır. Sütunsuz diğer iki mezarın üstleri yuvarlaktır.

I. Pharnakes’e ait olduğu bilinen en büyük mezarın [Mezar E] boyutları 15 m × 8 m × 6 m'dir. Kaya mezarının üzerine "Phorurarch (kale komutanı) Metrodorus, kral I. Pharnaces için tanrılara bir sunak ve çiçek tarhı adadı" yazan bir yazıt oyulmuştur.

Odalar oldukça küçüktür, bazılarında klineler (cesetlerin yatırıldığı sekiler) bulunur. Klineler tek veya sınırlı sayıda ceset için tasarlanmıştır.

Mezar A Çizimlerı (Mithridates I)

Beş mezardan üçünün sütunlu cephelere sahip olduğu tespit edilmiştir.

Mezar A rekonstrüksiyonu (yeniden yapılandırma) çizimlerinde gösterildiği gibi sekiz sütunlu, üçgen alınlıklı, I. Mithridates’e tapınak tipi bir anıt mezar yapılmış olmalıdır.

Koridorların şekline ve uygulamanın bazı teknik ayrıntılarına göre, doğudaki üç mezarın kronolojik sırasının A – B – C değil, A – C – B olduğu ileri sürülebilir. Mezar B sonuncu olarak inşa edilmiş ve A ile C arasına büyük bir çabayla yerleştirilmiştir. Müstahkem alanının üzerindeki kayalarda daha fazla yer kalmamış ve daha sonraki mezarlar D ve E onlardan çok uzak bir mesafeye yerleştirilmek zorunda kalmıştır. Sonuç olarak mezarların sırası ve beş krala atfedilmeleri şu şekildedir:

 

Mezar A: Mithridates I

Mezar C: Ariobarzanes

Mezar B: Mithridates II

Mezar D: Mithridates III

Mezar E: Pharnakes

 

Mezarların inşası mantıksal bir gelişim izlemez: Alınlıklı altıgen stil revak (mezar A), sütunsuz ve yuvarlak tepeli revak (mezar C), alınlıklı tetrastyle (dört sütunlu) revak (mezar B ve D) ve son olarak taş kaplamalı ve tepesinde arşivolt (kemer eğrisini izleyen arşitrav –pervaz- bulunan sütunsuz revak (mezar E)… Bu gelişim daha çok iki form arasındaki değişim, bu mezarları Anadolu'nun diğer bölgelerindeki kaya mezarlarıyla karşılaştırırsak çok sıra dışı görünür. Amaseia'da ters yönde bir gelişimle karşılaşılır. Yunan tapınak mimarisinden esinlenen form sonunda Pontos'ta yeni bir standarda dönüşür. Pharnakes'in Mezarı E, sonuçta Yunan olmayan bir kaya mezarı formuna ulaşır.


Pharnakes Mezarı'nın üzerinde yer alan ünlü kaya yazıtı dikkat çekicidir. Bu yazıt, phrourarchos'un (kale komutanı) (Me)trodoros'un kral Pharnakes için tanrılara bir sunak ve bir çiçek yatağı adadığını söyler. Bu sunak ve çiçek yatağı, yazıtın önündeki küçük platoda yer alıyor olmalı. Kayadaki basamaklar, bugün kısmen görülebiliyor, buraya götürüyor. Eğer E Mezarı gerçekten de Pharnakes'in son dinlenme yeriyse ki bu öngörülmüştür, bu adanma onun cesedinin yakınında gerçekleşmiş olurdu. Pontos'taki kaya mezarlarının gelişiminin Anadolu'nun diğer manzaralarından neden bu kadar farklı olduğunu sorabiliriz. Mithridates VI'dan önceki Pontus krallarının sikke portrelerine bakıldığında, MÖ. üçüncü ve ikinci yüzyıl Helenistik dünyası bağlamında çok sıra dışıdır ve çağdaş yöneticilerden ziyade Roma cumhuriyeti ve geç Helenistik "philorhomaioi" krallarını akla getirir, bu gelişmenin arkasında Yunan karşıtı ve Helen karşıtı bir tutumun yattığı varsayılabilir.[5]

Ancak bu tutumun var olmadığı gösterilmiştir. Pontus kralları kendilerini diğer yöneticiler gibi philhellenler (Yunan sever) olarak sunmuşlardır.[6]

Belki de Pharnakes I'in kaya mezarının yeni şekli, Ariobarzanes'in B Mezarı'ndan önce, bizim bilmediğimiz bazı yerel geleneklerde kök salmıştır.[7]

Pontus kaya mezarlarının gelişimi, I. Pharnakes'in Sinope'yi başkenti yapmasıyla kesintiye uğradı. Orada büyük kaya mezarları bulunmaz. Daha sonraki krallar, VI. Mithridates hariç, büyük olasılıkla tümülüslerde veya mozolelerde defnedildiler.

 

Devam edecek: Ünye Kalesi Kaya Mezarı

 

 

Kaynaklar:

 

Strabon,  Antik Anadolu Coğrafyası, Geographika, XII, XIII, XIV. Arkeoloji ve Sanat Yay. 4. Baskı, İst. 2000

Hojte, Jakob Munk, 2009. Mithridates VI and the Pontic Kingdom (Black Sea Studies), Aarhus University Press, Lancaster / England

Fleischer, Robert- The Rock-tombs of the Pontic Kings in Amaseia (Amasya)

Fleischer, Robert- 2005. Zwei pontische Felsgräber des hohen Hellenismus mit

monumentalen Inschriften, Chiron 35, 273-284.

Schmidt, E.F. 1970. The Royal Tombs and Other Monuments (Persepolis, 3). Chicago.

Olshausen, E. 1974. Zum Hellenisierungsprozeß an pontischen Königshof,

AncSoc 5, 153-170.

TC Kültür Bakanlığı Amasya İl Kültür Müdürlüğü

  

12.02.2025, Ünye Kent

 

Dip Not:

[1] Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, “Kral Kaya Mezarları” (Sit alanı, 13 Nisan 2014'te UNESCO Dünya Mirası Alanı'nın kültürel kategorisindeki geçici listeye eklendi.)

[2] Strabon, 2000; s. 14, 19, 22, 36

[3] Robert Fleischer, The Rock-tombs of the Pontic Kings in Amaseia (Amasya), Mithridates VI and The Pontic Kingdom, Edited by Jakob Munk Højte, Aarhus University Press, Lancaster / England

[4] Bu pasajdaki bazı bilgiler ve kaynağı belirtilmeyen fotoğraflar Amasya il kültür Müdürlüğü sitesinden alınmıştır. 

[5] Schmidt, E.F. 1970. S. 64

[6] Olshausen 1974, s. 157-170

[7] Fleischer, age