Mustafa Kemal’in Askerleri
Akkuş-Çavdar
Köyü’nden Osman oğlu Hüseyin…
Akkuş’ta imamdı…
Çanakkale
Savaşı’na katılmıştı redif olarak.
Bir mektupta tanıdık O’nu, Cephe’den yazdığı bir mektupta...
Mektup köyüne ulaşamamıştı.
Ünye’de bir inşaatın tuğlasından çıktı, 90 küsur yıl
sonra…
Alıp Akkuş’a, köyüne ulaştırdık.[1]
Cephe’ye giderken Osman oğlu Hüseyin’in geride bıraktığı…
Oğlu Hasan Uncu
hayattaydı ve 98 yaşındaydı.
Verdiğimiz mektubu eline aldı, yüzümüze baktı.
Durumu pek anlamamıştı.
Biz yine de görev bildik, anlatmaya çalıştık.
Mektubun bir suretini teslim ettik ailesine.
Buruk bir sevinçle döndük köyden.
Mektubun aslı halen Ünye Müze Evi’ndedir.
Mustafa Kemal’in
son askerlerine gelirsek…
Onlardan biriydi
Teğmen Ebru Eroğlu.
2000 yılında İstanbul Kadıköy’de doğmuştu.
Akkuş Ortabölme Mahallesi’nden Cemil ve Nermin Eroğlu
çiftinin ilk çocuklarıydı.
Eğitim hayatını İstanbul'da sürdürdü.
Kara Harp Okulu'nu birincilikle tamamladı, mezun oldu.
Bu başarısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarihinde
bir ilke imza attı.[2]
Evet, TSK tarihinde bir ilkti bu: Üç Harp okulunda da
kızlar birinci olmuştu.
Kara Harp Okulu'ndan Ebru
Eroğlu, Deniz Harp Okulu'ndan Şeyda
Yıldırım ve Hava Harp Okulu'ndan İkra
Kuyumcu devre birinciliğini aldılar.
Teğmen Ebru
Eroğlu'nun fotoğrafı baba ocağı Akkuş’ta "Akkuş'umuzun Gururu"
ifadesiyle İstiklal Caddesi'ne asıldı.[3]
Gel gelelim, tören sonrası Teğmen Ebru Eroğlu ve arkadaşlarının "Mustafa
Kemal'in askerleriyiz" diyerek, 2016'da kaldırılan "subaylık yemini"ni okudukları
ortaya çıktı...
Eroğlu ve dört
arkadaşı “disiplin”e sevk edildi ve TSK’dan
ihraç edildiler.
Üç disiplin amirine de aynı karar uygulandı.
Kime kılıç
çekmişlerdi, hedeflerinde kim vardı?
Anında verilmişti hüküm, Ordu’dan temizleneceklerdi!
Ebru’nun afişi
Akkuş’taki sokaktan indirildi.
O’na yönelik
küfürler “ifade özgürlüğü” sayıldı.
Savcı, sosyal medyadaki paylaşımlarda bir suç görmedi.
Devlete göre
“Mustafa Kemal’in askerleri” demek suç…
“Kemalist askere
tecavüz edebilirim” demek, ifade özgürlüğüydü.[4]
Hey gidi kambur felek, hey gidi kahpe
devran…
Dayanılacak hal midir bu, sürüp giden bu zulüm!
Ahmed, demişti şair; bana
öyle geliyor ki sen Bedreddin hareketinden biraz da millî bir gurur duyuyorsun…
(O gurur bugün Atatürk sevgisine denk düşüyor, yüreklerden
asla sökülüp atılamayan!)
Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.[5]
Karanlığın en katmerli anında, gün ışımasına yakın.
****
Kurtuluş Yok Tek Başına
Ya hep beraber ya hiç birimiz!
50 Yıl sonra yeniden Bertolt
Brecht.[6]
Yine aynı şiar meydanlarda…
Sevinsek mi, Üzülsek mi?
Karar veremedim.
Gençlik yıllarımın ateşini andıran ince bir heyecan
duymadım değil.
Yine de buruk bir heyecandı benim için…
Ülkenin 50 yıl sonra geldiği, getirildiği noktayı görünce
hüzün ne kelime?
Kaygı duyuyorsun yeniden, 50 yıl önceki gibi.
50 yıl…
Dile kolay, bir ömür gibi…
Yarım asırlık bu zaman diliminde ne çok şey değişti.
İleri mi gittik, geriledik mi?
Son 22 yıllık icraatıyla bu iktidar, ülkeyi 50 yıl geri mi
götürdü?
50 yıl öncekiler daha mı demokrattı, benimle yaşıtlar çok
net hatırlar…
Alın size bir örnek: Denizlerin idamı için hop oturup,
hop kalkan Rahmetli Demirel demokrat
mıydı?
Hiçbir cana kıymamış üç insanın canını devlet adına almak
reva mıydı?
Giderayak demokrat kesilse de Demirel’in vicdanı rahat
mıydı?
Aklıma bunun gibi binlerce deli sualler geliyor.
50 yıl önce bıraktığımız yerden başlamak için vakit çok
geç!
Şairin dediği gibi “Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen
geç!” de diyemiyoruz.[7]
Meramımız dünyaya yeniden gelmek değil, bununla avunmak
hiç değil!
Ama şunu biliyoruz:
Kurtuluş yok tek başına
/ Ya hep beraber ya da hiç birimiz!
05.02.2025, Ünye Kent
https://www.unyekent.com/kose-yazilari/mustafa_kemalin_askerleri-5181.html
[2] 14 Eyl
2024 Karadeniz Bayrak Gazetesi
[3] 11 Eyl
2024 Karadeniz Bayrak Gazetesi
[4] 18 Kasım
2024, Karadeniz Havadis
[5] Nazım
Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı
[6] Bertolt
Brecht; Halkın Ekmeği, Çev. A. Kadir, A. Bezirci, 1972
[7] Şiir: Yahya Kemal Beyatlı, Rindlerin Akşamı. Bestesi Münir Nurettin Selçuk'a ait segâh makamı, düyek usûlündeki şarkıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder