4 Mayıs 2012 Cuma

GÜNLERLE GELEN

Masumiyet Müzesi

İstanbul'da bir Müze


 Ünye'de Müze Ev

"Orhan Pamuk’un son romanıyla aynı adı taşıyan İstanbul Çukurcuma’daki Masumiyet Müzesi 28 Nisan’da açıldı. 
Aynı tarihlerde Ünye Müze Ev resmen olmasa da 
gelenlerin ziyaretine açılmış konumdaydı.
Sadece açılış tarihleri bakımından değil, 
içerik olarak da birbirlerine benzeyen bu iki olgu üzerinde biraz duralım."
Ünyekent'ten bir yazı...

[Yazının tamamına ulaşmak için buraya yahut başlığa tıklayınız.] 


Ünye Müze Evi

Müze Ev'e bağışlanan bazı eşyalar ve vitrin

Müze Ev'in şark düzenli odalarından bir görüntü.

 Müze Ev'in şark düzenli odalarından biri.

 Müze evi ilk ziyaret eden gruplardan 
İnönü İlköğretim Okulu öğrencileri.

Müze Ev'den bir köşe.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

BAYRAMLAR

 Mutlu Bayramlarımız Vardı...

"Bizim kuşaktan herkesin mutlaka anlatacağı bir bayram öyküsü vardır. Bizden öncekilerin de… Ne yazık ki, çocuklarımızın anlatabileceği bayram öyküleri olmayacak.
Nisan ve Mayıs ayları ülkemizde bayramın en bol olduğu dönemdir.
Bu yıl 23 Nisan’da Ankara’daydım. Ünye’de olsaydım, Ünye Şehir Stadyumu’nda 23 Nisan’ı kutlayan “Ünye’nin Dünkü Çocukları” arasında olacaktım."

Ünyekent'te bir köşe yazısı...

(Yazının tamamına ulaşmak için buraya yahut üst kısımdaki başlığa tıklayınız...)




Fotoğraflar: Orta Cami Havlisi'nden...

25 Nisan 2012 Çarşamba

Neden komediydi?




Ünyekent'te bir köşe yazısı...





21 Nisan 2012 Cumartesi

GÜNLERLE GELEN

Edebiyatımızın en başarılı deneme yazarlarından Suut Kemal Yetkin, “Günlük” yazılarını “yazarın kendi kendisi ile alçak sesle konuşması” olarak nitelendirir. Günü gününe tutulmuş günlüklerin daha çok “iç dökme” ihtiyacından doğduğunu ileri sürer. (“Günlerin Götürdüğü”, s. 41)
Buraya düştüğüm notları, yazdığım yazıları yahut günlükleri daha çok bir iç dökme; alçak sesle konuşma olarak kabul edebilirsiniz.    
Kafama takılan, beynimi kurcalayan ve bazen de beni benden alan konularla yeniden merhaba!


Bağlantı için dizinin üzerini tıklayınız! 

 “O kadın öldü!”

 
Grup Yorum


      Samizdat

18 Nisan 2012 Çarşamba

"Ben demiştim!" demeden...

“Ben demiştim!” demeden…

“Tarihte önemli olaylar genellikle iki kez yinelenir” diyor, ünlü Alman filozofu Hegel… Öğrencilerinden biri tamamlıyor hocasının sözünü:

“Eklemeyi unutmuş; birincisi trajedi, ikincisi komedi olarak yaşanır.”

12 Eylül'den 28 Şubat'a;
Sezarizm'den, Bonapartizm'e,
Faşizm'den "post modern" darbelere...


http://www.unyekent.com/koseyazi/3474/-ben-demistim-demeden
Ünyekent'te bir köşe yazısı...

13 Nisan 2012 Cuma

GÜNLERLE GELEN

GÜNLERLE GELEN
Ünyekent'te "GÜNLÜK" yazıları...
Çakıl’ın dönüşü
"Çakıl, İdil’in köpeğinin adı. Dünyanın en sabırlı ve iyi huylu köpeği. Hareketli, uysal ve nazik bir yaratık. İdiller’e getirildiğinde küçük bir yavruydu."
Çakıl'ın kayboluşu ve dönüşüyle ilgili bir anekdot... Yazıdan bir kaç gün sonra Çakıl'ın yeniden kaybolduğunu öğrendim. Eminin yine dönecek...

Ve diğerleri:

Hangi başlık altında yazacaktım?


Ünye’de ilkbahar


Siftah bizden (Ünye, 08.04.2012 Pazar)


11 Nisan 2012 Çarşamba

12 Eylül'le Hesaplaşmak


12 Eylül'le Hasaplaşmak!

http://www.unyekent.com/koseyazi/3449/12-eylulle-hesaplasmak

Ünyekent'te bir köşe yazısı...