Assos Aristoteles Okulu
Assos tarihinin en önemli süreci, MÖ 4. yüzyılda kenti yöneten
tiranlar ve ünlü filozof Aristoteles ile ilgili olan dönemdir. Kent
bu yıllarda, önce zengin bir banker olan Eubulos,
ardından onun halefi ve eski kölesi Hermeias
tarafından yönetilmiştir.
Assos’un Kısa Tarihi ve Aristoteles
Homeros’un İlyada
destanında (XIII,1,50,56) Satnioeis ırmağının kıyısında ve sarp kayalıklar
üzerine kurulmuş olan Pedasos, Assos
kenti ile özdeşleştirilmektedir.
Pedasos, Troya savaşı
sırasında Akhalarca işgal edilmiştir.
Homeros’un sözünü ettiği Pedasos’un Assos olduğu konusunda yeterli bulgu
yoktur.
Hitit Kralı I.Tudhalya’nın yıllıklarında geçen (M.Ö.13.yy) Assuwa adındaki kentin, Assos
olabileceği ileri sürülmektedir.
“Helenlerin Lideri Agamennon öldürdü Elatos’u, Elatos güzel akan Satnioeis ırmağı kıyısında sarp Pedasos’ta otururdu” (İlyada, VI,
33-35) [Homeros. 2017. İlyada. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul.
S.120.]
“Altes kralıdır savaş sever
Leleglerin, Satnioeis kıyısında yalçın Pedasos’u tutardı elinde” (İlyada XXI, 85-87)
Lesboslu Hellanikos,
Assos’un M.Ö.7.yy.da, Lesbos’un (MidilliAdası) Methymna kentindeki Aioller tarafından kurulduğunu aktarır.
Assos’ta ele geçen Aiol lehçesindeki yazıtlar, bu göç hareketini destekler.[1]
M.Ö.560 yıllarında Lidya
Krallığı topraklarına dahil olur.
M.Ö.547 yılında, Lidya Krallığı’nın Pers Kralı Kyros
tarafından ortadan kaldırılmasının ardından, Pers kontrolüne geçer.
M.Ö.477-401 yılları arasında Troas’ın diğer kıyı kentleri
gibi Assos da Attik Delos Deniz Birliği
üyesidir.
M.Ö.387 yılındaki Antalkidas Barışı gereğince, yeniden
Perslere bırakılır. Daha sonra Assoslu
banker Eubulus kenti yönetir ve kölesi
Hermias yardımcısı olur. Eubulus’un ölümünden sonra, hakimiyet Hermias’ta olur.
M.Ö.345 yılında Persler Hermias’ı tutuklar ve öldürür.
Tekrar hakimiyet Perslere geçer.
M.Ö.334 yılında, Makedonya Kralı Büyük İskender’in Granikos kıyısında, Persleri mağlup etmesiyle Assos
bağımsızlığına kavuşur.
M.Ö.241’den itibaren Pergamon
Krallığı hakimiyeti söz konusudur.
M.Ö.133 yılında Pergamon Kralı III.Attalos’un vasiyetiyle
Assos, Roma İmparatorluğuna dahil
olur.
İlion’da ele geçen bir yazıta göre; Assos, Hellenistik
Çağ’da Troas kentleri arasında oluşturulan Şehirler Federasyonu’nun üyesidir.
Aristoteles Akademisi
Eubulus, çok sevdiği Bithynia’lı kölesi Hermeias’ı, Platon’dan ders almak üzere Atina’ya gönderir. Hermeias orada Aristoteles
ile yakın dost olur. Tekrar Assos’a dönen Hermeias Şehir Yönetimi’nde önemli
bir rol oynar.
Aristoteles, yakın dostu Hermeias’ın daveti üzerine, M.Ö. 347 yılında Assos’a gelir ve felsefe okulu kurar. M.Ö. 345 yılında
Hermeias’ın Perslilerce öldürülmesinden sonra, Assos’ta kalmanın risk olacağını
düşünen Aristoteles, Atina’ya döner.
Aristoteles’in Assos’a Geliş Nedeni
Makedonya’daki Yunan kolonilerinden Stagira’da doğan Aristoteles’in yaşamında Assos’un önemli
bir yeri vardır. Makadonya Kralı’nın özel doktoru olan babası Nikomahos, Aristoteles daha çocukken
ölür. Bakımını ve eğitimini ablası
Arimneste’nin eşi Atarneus’lu Proxenus üstlenir. Bir retorik ve edebiyat hocası
olan Proxenus’un gözetiminde Aterneus’da 3 yıl kalan Aristoteles, 17 yaşına
geldiğinde yüksek eğitim için Atina’ya gönderilir ve o devirde en iyi eğitimin
verildiği okul olan Platon’un
Academia’sına kabul edilir. Burada Aristoteles hocası Platon’un özellikle
takdir ettiği başarılı bir öğrenci olur. Academia’da bulunduğu süre içinde
üstün zekası ile öğrencilikten eğiticiliğe yükselir. Platon ona, “okulun beyni”
adını takar.[2]
Platon MÖ. 347 yılında ölünce, Aristoteles, M.Ö. 366
yılından beri yaklaşık 20 yıldır mensubu olduğu Academia’dan ayrılır. Ayrılma nedeni,
okulun başına kendisinin değil de Platon’un yeğeni Speusippos’un geçmesi veya o
günlerde Atina ile Makedonya arasındaki ilişkilerin gerginleşmesi olabilir.
Atinalılar tarafından Makedonya sarayına yakın olduğu düşünüldüğü için kendini
tehdit altında hisseden Aristoteles, o sıralarda Atarneus-Assos birliğinin
yöneticiliğini yapan eski okul arkadaşı Hermeias’ın
davetini kabul etti ve yine okuldan arkadaşı Kadıköy’lü (Chalcedon) Xenocrates ile birlikte Assos’a geldi.[3]
Aristoteles ve Xenocrates Assos’da üç yıl kaldılar. Bu süre
içinde burada kurdukları okulda dersler verdiler. Aristoteles Assos’da ve
buradan gittiği Lesbos adasında deniz canlıları üzerinde çok detaylı gözlemler
yaptı ve bu bilgileri kullanarak daha sonra yazacağı zooloji ve biyoloji
kitaplarının içeriğini oluşturdu, canlıların sınıflandırılması ile ilgili
düşüncelerini geliştirdi.
Aristoteles Felsefesi
Aristoteles, Antik Çağ'ın en önemli düşünürlerindendir. Onun
felsefesi, sadece Antik felsefesinin oluşumunda değil, çağdaş düşüncenin gelişiminde de etkili olmuştur.
Aristoteles, felsefeyi sistemleştiren ilk filozoflardandır.
Kendisinden önce bilinmeyen birçok araştırma konusuna el atmış; mantık, fizik, metafizik,
edebiyat eleştirisi (şiir, tiyatro, müzik, retorik, gramer), politika, etik, estetik,
biyoloji, zooloji, doğal tarih, fizyoloji, psikoloji, felsefe tarihi gibi daha
bir çok alanda eserler vermiştir.
Batı kültürünü oluşumunda oynadıüı rol kadar Doğu felsefesini ve İslâmi düşünceyi de biçimlendirmiş; Theophrastos,
Thomas Aquinas, Hegel, Heidegger, Birûni, İbn-i Sina, Farabi, Kindi, İbn Rüşd,
İbn-i Heysem gibi düşünürleri etkilemiştir.
Aristoteles'in eserleri üç
döneme ayrılır:
·
Platon ile ilişki dönemi: “Ruh Üzerine” başlıklı diyalog, “Protreptikus”,
“Mantıksal Çalışmalar”, “Fizik”, “"De Anima”nın (Kitap R) en eski parçaları.
·
Assos ve Mytilene'deki etkinlik yılları: “Felsefe Üzerine” adını taşıyan diyalog,
“Metafizik”in ilk taslağı, “Eudemos'a Etik”, “Politika”nın 2., 3., 7. ve 8.
Kitapları ile “De Caelo” yazıları bu döneme aittir.
·
Atina'da Lykeium başkanlığı yılları (MÖ. 335-322), gözlemci ve bilimci
dönemi; "Kategoriler", "Önerme ve Yargı Üzerine",
"Birinci Çözümlem", "İkinci Çözümlem", "Konular",
"Sofistik Aldatılar", "Metafizik", "Fizik",
"Meteoroloji", "Hayvan Tarihleri", "Büyük Etik",
"Nikomakhos'a Etik" ile "Politika"nın 4., 5., 6. ve
sonradan bütüne eklenen ı. kitabıyla, "Retorik" ve "Poetika"
yer alır.[4]
MÖ 335'te Atina'ya dönen Arşstoteles, "Apollon Lykeius ve Musalar"a adanmış
kutsal koruda okulunu kurdu. Okulu da "Lykeium"
adını buradan almıştır. Aristoteles'in bu okuluna "Peripatos okulu" da denir. Bir görüşe göre bu durum, düşünürün
ders verdiği yapılardan birinin üstü kapalı bir avluya sahip olmasıyla
(peripatos) ilişkilendirilirken, başka bir görüşe göre ise; filozofun,
derslerini yürüyerek anlatmasıyla bağlantılıdır.
Aristoteles ve Büyük İskender
Aristoteles MÖ. 343-342'de, Makedonya
kralı II. Philip tarafından oğlu İskender'e eğitmenlik yapması için
Pella'ya davet edildi. Assos'taki okulun yöneticisi olan Aristoteles, bu
öneriyi seve seve kabul etti. Aristoteles'in öğretmenliği, MÖ. 343 yılından MÖ.
340 yılına kadar sürdü. İskender, 336'da babası ölünce, onun yerine geçti ve
eski öğretmeni Aristoteles'i danışman
olarak atadı. İskender’in Yunanistan'daki ve Balkanlar'daki ayaklanmaları
bastırmak üzere harekete geçmesiyle Aristoteles, Makedonya’dan ayrıldı ve büyük
idealini gerçekleştirmek üzere yeni bir okul kurmak için Atina'ya döndü.[5]
İskender'in ölümüns dek Atina'da kalan Aristoteles, Makedonya karşıtı düşüncelerin arttığı bir dönemde Khalkis'e gitti ve MÖ. 322'de burada
öldü.
Antik Anadolu Coğrafyasında Assos'un Önemi
Assos sadece bir harabe değil; biyolojinin, etiğin ve Batı
Felsefesi’nin temellerinin atıldığı entelektüel bir mekandır. Aristoteles’in
izini sürmek, insanlık tarihiyle eşsiz bir bağ kurmaktır.
Geleceğe aktarım, kültürel miras bağlamında bu evrensel
mirası korumak, restore etmek ve deneyimlemektir. Geçmişin bilgeliğini bugüne
taşımak, Aristoteles’i ve Assos’un felsefesini anlamakla mümkündür.
Son
Bölüm: Assos Nekropolü ve Et Yiyen Lahitler
Kaynaklar:
Homeros, “İlyada”, Can Yayınları, İstanbul 2007,
Çev. Azra Erhat, A. Kadir.
Demir, Devrim (2018), Assos Athena Tapınağı Frizleri, ÇOMÜ, Seminer
Dersi Notları.
Mansel, Arif Müfit (1999), Ege ve Yunan Tarihi. Ankara: Türk Tarih
Kurumu Yay.
Hidayetoğlu, Sayit (2010), Assos ve Filozofları, İnt.
Yay.
Copleston, Frederick (1997), Felsefe Tarihi, Yunan
ve Roma Felsefesi, idea Yay. İst.
Speake, Graham (1994), Dictionary Of Aııcient Histoıy, Penguin
Books, London.
Aristoteles ve Athena Parthenon
“...Heykeltraş Phidias, Akropolis'teki Athena heykeli
üzerinde çalışırken, tanrıçanın kalkanının tam ortasına kendi portresini
yerleştirmiş. Bunurıla heykeli gizli bir mekanizma vasıtasıyla o şekilde
birleştirmiştir ki, kim bu portreyi yerinden uzaklaştırmak isterse kaçınılmaz
olarak heykeli parçalamak ve yıkmak zorunda kalacaktı. Tanrıyla evren
arasındaki ilişki de böyledir ve tanrı, evrenin uyumunu, varlığını,
süreldiliğini güven altına alır" [Aristoteles,
Protreptikos ve Evren Üstüne, (Çeviren: Oğuz Özügül), Pencere Yayınlan,
İstanbul, 2003, s.92.]
Aristoteles'in
değindiği bu heykel; Antik Çağ'ın en ünlü yontucularından Phidias'ın MÖ. 440 yılında yaptığı heykeldir. Geç Antik Çağ'daki
akıbeti belli olmayan bu eser, anlatılanlara göre devasa boyutlardaydı. Bir
görüşe göre; onbir metre elli santim yükseldiğindeki bu muhteşem yontu,
Atina'daki Athena tapınağının ortasında duruyordu ve altın-fildişi kanşımı bir
malzemeden biçimlendirilmişti. Sayısız detayla süslüydü ve elindeki kalkan
üzerinde kadın savaşçı Amazonlar'la devIerin mücadelesi betimlenmişti. Kalkanın
tam ortasında heykeli yaptıran Atina'lı devlet adamı Perikles'le Phidias'ın
tasvirleri yer alıyordu.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder