4 Haziran 2025 Çarşamba

Karadeniz Arkeolojisi - Roma İmparatorluğu’nda iletişim

 


Karadeniz Arkeolojisi - Roma İmparatorluğu’nda iletişim

 

 

Roma Ulaşım ve Posta Sistemi (Cursus Publicus), ana yollar ve güzergâhlar boyunca stratejik olarak yerleştirilmiş bir röle istasyonları ağından oluşuyordu. Bu istasyonlar, sistemi kullanan kuryeler, yolcular ve görevliler için konaklama, dinlenmiş atlar ve diğer temel hizmetleri sağlıyordu. Cursus Publicus ağının temel bir bileşeniydi. Bu istasyonlar, genellikle yaklaşık 20 ila 30 mil (32,18 ila 48,28 km) aralıklarla ana yollar ve güzergâhlar boyunca stratejik olarak konumlandırılmıştı. Romalı mühendisler, bu istasyonları sistemi kullanan yolculara, habercilere ve görevlilere temel hizmetler sağlamak için tasarladılar. Röle istasyonlarının temel avantajlarından biri dinlenmiş atların bulunmasıydı. Haberciler ve yolcular her istasyonda dinlenmiş bir ata geçebiliyordu ve bu da hayvanları yormadan daha uzun mesafeleri daha hızlı kat etmelerini sağlıyordu.


Cursus Publicus, at sırtında veya savaş arabalarında seyahat eden yetenekli haberciler ve kuryeler çalıştırıyordu ve bu da uzun mesafelerde nispeten hızlı iletişim sağlıyordu. Bu haberciler genellikle imparatorluğun farklı bölgeleri arasında önemli gönderileri, resmi emirleri ve haberleri taşımaktan sorumluydu. Haberciler hiyerarşik olarak organize edilmişti ve her bir aktarma istasyonunda bir kurye rölesi bulunuyordu. Bir kurye bir istasyona vardığında ya atını dinlenmiş bir atla değiştirir yahut mesajı yolculuğa devam edecek olan bir sonraki kuryeye iletirdi. Haberciler genellikle statülerini ve Cursus Publicus ile olan ilişkilerini belirtmek için belirgin üniformalar giyer veya resmi mühürler taşırdı.


 

 Alt Yapı ve İletişim

 

Sistem ayrıca hükümet yetkililerini, askeri memurları ve hızlı ve etkili bir şekilde seyahat etmesi gereken diğer önemli personeli taşımak için de kullanılıyordu. Bu, yetkililerin atandıkları görevlere taşınmasını kolaylaştırdı ve acil durumlara veya krizlere hızlı yanıt verilmesini sağladı. Yetkilileri hızlı bir şekilde taşıma yeteneği, Roma hükümetinin geniş toprakları üzerinde kontrolü sürdürmesini ve tutarlı bir yönetim sağlamasını sağladı.

Cursus Publicus ayrıca posta ve paketleri de idare ederek Roma İmparatorluğu içinde bilgi ve ticaretin verimli akışına katkıda bulunuyordu. Sistemin devlet tarafından işletilen yapısı, imparatorluk genelinde taşınan değerli belgelerin ve malların güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyordu.

Cursus Publicus, tüccarların imparatorluğun farklı bölgelerindeki piyasa koşulları hakkında sipariş göndermelerine ve bilgi almalarına olanak sağlayarak uzun mesafeli ticareti kolaylaştırdı. Vergi kayıtları ve yasal kararnameler gibi önemli idari belgeler imparatorluğun çeşitli bölgelerine hızlı ve güvenilir bir şekilde taşınabiliyordu.

 

Elbette, böylesine karmaşık bir posta sistemi gelişmiş bir altyapı olmadan çalışamazdı. Ve Roma o dönemde dünyanın en iyi yol ağlarından birine sahipti. Roma hükümeti, Cursus Publicus'un etkili bir şekilde işlemesi için gerekli altyapıyı sürdürmeye kararlıydı. Habercilerin, görevlilerin ve malların etkili bir şekilde taşınması için elzem olan iyi inşa edilmiş yollar ve sağlam köprülerden oluşan geniş bir ağ inşa etmeye ve sürdürmeye yatırım yaptılar.

Altyapı bakımına odaklanmak, iletişimi ve ulaşımı kolaylaştırarak imparatorluğun genel istikrarına ve bütünlüğüne katkıda bulundu.


 

Dünyanın İlk FedEx'i![1]

 

Cursus Publicus, özellikle ulaşım ve iletişim konularından sorumlu imparatorluk ofisi tarafından denetlenen Roma hükümetinin doğrudan kontrolü altındaydı. Bu merkezi kontrol, sistem genelinde tutarlılık, verimlilik ve standardizasyon sağladı. Cursus Publicus'un kurulması ve işletilmesi, Roma İmparatorluğu'nun örgütsel ve idari becerisini gösterdi. Sistem öncelikle hükümete ve toplumun seçkin üyelerine hizmet etse de, modern ulaşım ve iletişim sistemlerini etkilemeye devam eden posta ve kurye hizmetlerindeki gelecekteki gelişmeler için temel oluşturdu.

Perslerden aktarılan bu sistemi Romalılar mükemmelliğe ulaştırdılar.

Son derece etkili bir iletişim biçimi haline gelene kadar sistemin tüm yönlerini geliştirdiler. Roma antik dünya için eşsiz bir örnekti. Tek bir gün ve gecede yaklaşık 270 kilometre (170 mil) kat edilebiliyordu. Bu mesafe antik çağlarda önemliydi ve takip eden yüzyıllar boyunca da rakipsiz kalacaktı.

Zamanla, her yeni imparator Cursus Publicus'ta iyileştirmeler yaptı, yeni duraklar ekledi, yolları iyileştirdi ve ağları genişletti. Tüm yol ağı, "Tabula Peutingeriana" denilen haritalara ayrıntılı olarak işlendi.

 


Cursus Publicus’un Sonu

 

Tüm imparatorluklar gibi Roma İmparatorluğu'nun kaderi kalıcı bir refah olmadı. İçte yaşanan siyasi karmaşalar ve sınırları dışından gelen saldırılar sonunda çöktü ve ikiye bölündü. Batı Roma İmparatorluğu hızla sona erdi, ancak Doğu Roma İmparatorluğu Bizans biçiminde yaşamaya devam etti. Batı'da, gelen barbar kavimler Cursus Publicus'un önemini anladılar ve bunu kendi avantajlarına kullandılar. Ostrogotların Kralı Theodoric, yeni krallığının sınırları içinde Roma posta sisteminin temellerini korudu. Ancak doğuda Cursus Publicus neredeyse hiç rahatsız edilmeden işlemeye devam etti. Ancak maliyetleri çok büyüktü. Yolların bakımı yapılmalı, duraklar tedarik edilmeli ve her şey sorunsuz yürümeliydi. Zaten dış saldırılar ve iç çekişmelerle boğuşan Bizans İmparatorluğu için bu artan bir masraftı.

Ancak zamanla "parçalandı". Sarayın yükünü çeken maliyetleri azaltmak için, krallığın bazı kısımlarına artık hizmet verilmiyordu. Sadece imparatorluğun refahı için hayati önem taşıyan yollar hizmette bırakılmıştı. İmparator Justinian, dönemin birçok tarihçisinin eleştirdiği bir hareket olan Cursus Publicus'un parçalanmasında en önde gelen isimdi.

Bizans sona erdiğinde, Roma Cursus Publicus'unun parçaları yeni gelen Araplar ve ardından Osmanlılar tarafından benimsendi. Batı'da da, Cursus Publicus'un parçaları Karolenj İmparatorluğu altında MS 9. yüzyıla kadar faaliyette görünüyor. O kadar etkiliydi ki, yüzyıllar boyunca varlığını sürdürdü.[2]



 

Antik Roma’da Taşımacılık

 

Cursus Publicus, imparatorluğun ulaşım ihtiyaçlarını karşılaması yanında en önemli işlevi devlet iletişimini güvence altına almasıdır. Yönetici kadrolar bu sistem sayesinde, ülke topraklarını güvenli bir biçimde bir uçtan bir uca kat edebilmiştir.

Son olarak da cursus publicus belirli malların taşınmasını sağlamıştır.  

Bu görevleri yerine getirenlerin cursus publicus personeli değil, devlet işleri için seyahat eden bireysel hükümet temsilcileriydi. Cursus publicus, yalnızca yönetimi ve yol istasyonlarının işletilmesi için gerekli olan personeli içeriyordu. Bunlar arasında veterinerler, vagon yapımcıları ve çeşitli yol istasyonlarındaki hayvanların bakımı, dağıtımı ve bakımından sorumlu seyisler vardı. Ne kuryeler ne de vagon sürücüleri cursus publicus'a ait olmadığından, cursus publicus aracılığıyla seyahat eden hükümet temsilcileri başlı başına bir ulaşım sistemi kullanmıyorlardı. Yerel bireylerden veya topluluklardan talep edilen hayvanları kullanan cursus publicus'un tesislerine dayalı bir altyapı kullanıyorlardı.

Bu kurumsallaşma, devletin resmi organlarıyla sivil hayatın organik bireşimini ortaya çıkarıyordu.

Genel anlamda taşımacılık (nakliyat) denince akla kara taşımacılığı geliyordu.

Kara taşımacılığı, yayalar ve atlar olmak üzere iki ana unsura dayanıyordu. Eşya taşımacılığında katır, eşek ve öküz arabaları tercih ediliyordu.

 

Yayalar: Askerler ve sivil vatandaşlar kendi özel eşyaları ile ve yaya çok sık yolculuk yapardı. Askerler gerekli teçhizat ve malzemelerini kendi sırtlarında taşır. Sırtta taşıma genelde omuza/boyuna sepet/çanta asılarak (iugum) yapılır.

Bazen soylu kişiler, köle veya öküzlerin çektiği tahtırevan (lecticae, sellae) ile yolculuk yapardı.

Atlar ve at arabaları: Atlar, yaygın olarak binek, yarış ve savaşta kullanılan dönemin en önemli ulaşım araçlarıydı. İmparatorluğun her tarafından farklı at cinsleri kullanılırdı (Libya atları gibi). Bazı atlar yarış, bazıları savaş için uygundu. Bazen katırlar binek hayvanı olarak kullanılırken, doğu eyaletlerinde develer kullanılırdı.

At koşum takımları, eyer ve nal gibi aksamlarıyla atlar ve at arabaları dönemin önemli sanayi kollarını oluşturuyordu ve cursus publicus’un önemli bir parçasıydı.

Eşya Taşımacılığı: Yük, cursus publicus'ta nispeten önemsiz bir rol oynamıştır. Galatya fermanı, principate (hükümdarlık gücü) için bu yükün esas olarak devlet yöneticilerine ait bagajlardan oluştuğunu belirtir. Ordu için gerekli erzaklar ve büyük ölçekli yük taşımacılığı, cursus publicus tarafından organize edilse de ayni vergileri taşımak için vergilendirilenlerin olanakları kullanılıyordu.[3]

Geç imparatorluk döneminde ise cursus publicus, vergi paralarını toplamak, ordu için silahlar veya giysiler veya imparatorluk sarayı gibi devlet endüstrisinden gelen bir dizi ürünü taşımak için kullanıldı.

Sonuç olarak cursus publicus bir postane gibi teslimat hizmeti veren bir sistem değildi, ancak resmi ulaşımın sağlanmasına izin veren bir altyapıydı. Bu anlamda Roma yolları, Roma tarihi, siyaseti ve kültürüyle yakından ilişkilidir. Bu tür lojistik arterler tüm iletişim ve değişim süreçlerinin temelini oluşturur. Yalnızca askeri fetih ve güvenliği sağlamakla kalmaz, aynı zamanda organize bir devletin yanı sıra ticaret, gıda tedariki ve kültürel değişimin yaratılmasına da katkı sağlar. Roma yolları, somut coğrafi konumları, mekânsal ve kültürel bağlamlarıyla birlikte dönemin en önemli arkeolojik kaynaklarından sayılır.

 

Kaynaklar:

 

Kolb, Anne. 2001, Transport and Communication in The Roman State “The cursus publicus”, British Library Press

Kolb, Anne. 2019, Roman Roads: New Evidence - New Perspectives, De Gruyter Press, University of Zurich, Switzerland

Ancient-origins.net (Antik Kökenler Sitesi), Timolin, Kildare / Ireland

Tacitus, Historiae; by Ronald H. Martin (Author) 1981, Tacitus and the Writing of History

Herodotos, Historia, Tarih VII; 2019, İş Bankası Kültür Yay.

Kaplan, Davut. 2021, 12. Ders Notları, 19 Mayıs Üniv. Arkeoloji Bölümü.

04.06.2025, Ünye Kent



[1] FedEx Corporation, eskiden Federal Express, isimli kuruluş dünya çapında hava-kara transfer, kargo ve lojistik hizmeti sunan bir Amerikan şirketidir. Dünyanın en saygın şirket grupları arasında yer almaktadır.

[2] Ancient-origins.net

[3] Kolb, 2019; 227–47

28 Mayıs 2025 Çarşamba

Karadeniz Arkeolojisi - Antik Roma’da Posta ve Ulaşım Sistemi: “Cursus Publicus”

 


Karadeniz Arkeolojisi - Antik Roma’da Posta ve Ulaşım Sistemi: “Cursus Publicus”

 

Hiçbir büyük imparatorluk, düzgün bir iletişim ve ulaşım sistemi olmadan gerçekleşemez. Lojistik, geniş bir diyarı iyi bir mekanizma gibi işler durumda tutan ve onu iyi düzenlenmiş bir ulusta bir araya getiren unsurdur. Tarih boyunca, her büyük imparatorluğun kendi kurye sistemi, yol ağı ve ulaşımı vardı ve bu da başarısını ve işlevselliğini garanti altına alıyordu. Bunların arasında tartışmasız en bilineni, antik Roma posta ve ulaşım sistemi olan Cursus Publicus'tu.

Antik Roma’da Posta Sistemi (Cursus Publicus), yaygın olarak yanlış anlaşılan, kendine özgü bir Roma hükümet kurumuydu. Hükümet iletişimini, hükümet yetkililerinin seyahatini ve belirli yük mallarının taşınmasını mümkün kılan cursus publicus, imparatorluk genelinde Roma yönetiminin güvence altına alınmasında ve uygulanmasında hayati bir rol oynamaktaydı.  Günümüzde bu kurum, işlevi ve organizasyon yapısı itibariyle modern posta sistemlerinden oldukça farklı olmasına rağmen, birçok kişi tarafından hala 'posta ofisi' veya 'hükümet karakolu' olarak adlandırılmaktadır.

Oysa cursus publicus, belirlenmiş turlar düzenleyen ve evrensel olarak kullanılabilen bir posta sistemi değildir. Postane gibi bir teslimat hizmeti olmadığı gibi daha ziyade devlet yetkilileri tarafından kullanılmak üzere oluşturulmuş bir altyapı düzenidir.[1]

 

Tabula Peutingeriana, Roma İmparatorluğu'ndaki yol ağını, yani cursus publicus'u gösteren resimli bir haritadır.

Roma Posta Sistemi

 

İmparator Augustus tarafından uzak eyaletlerin valileriyle hızlı ve güvenilir bir haberleşme sağlamak amacıyla güçlü bir posta sistemi oluşturuldu. Bütün büyük yolların üstünde çeşitli aralıklarla yedekleme merkezleri bulunmaktaydı ve bu sistem imparatorluğun karmaşık askeri ve yönetsel sisteminin vazgeçilmez bir parçasıydı.

Perslerden örnek alınarak düzenlenen kurye teşkilatı (Cursus Publicus), merkezi idareye eyaletlerden haber taşımış ve bütün imparatorluğu Roma’dan yönetebilme imkânı sağlamıştır. Deniz yolculuğunun daha rahat olmasına rağmen, imparatorluk sınırlarında (limes) savaş tehdidi altındaki bölgelerle haberleşme genel kural olarak kara yoluyla yapılmaktadır. Bunun dışında deniz yolunun kış mevsimi boyunca kullanılamaması, karayolu ulaşımını ticari taşımacılık açısından da önemli kılmıştır. Dolayısıyla egemenlikleri altındaki topraklarda olup bitenleri mümkün olan en kısa sürede öğrenebilmek ve iktidarlarını bu sayede pekiştirebilmek için bütün Roma imparatorları daha iyi ve daha kısa yolların inşasına, yol bakımına ve denetimine büyük önem vermişlerdir.

Cursus publicus, Roma devletinin özel kişilere yüklediği yükümlülüklere dayalı bir resmi ulaşım sistemiydi. Hükümet temsilcilerinin seyahatleri sırasında kullandıkları donanım, hayvanlar ve vagonlar sistem tarafından sağlanıyordu. Erken imparatorlukta, bu hizmet için tazminat ödenmesi gerekiyordu, ancak geç antik çağda askıya alınmıştı. [2]

Cursus Publicus yüksek maliyetinden dolayı her zaman tartışmalı bir hizmet oldu. Buna karşılık her dönem Cursus Publicus, diğer ulaşımlardan 10 kat daha hızlıydı. Her etapta bulunan 40 at sayesinde ve düzenli haberci hareketliliğiyle imparatorluk içinde haber akışı sağlıyordu.  

 

Antik Dünyada İletişim

 

Büyük bir imparatorluk, geniş bir toprak parçasıdır. Birçok ulusu, etnik kökeni, dili, coğrafi alanı ve hatta kıtaları bünyesinde barındırır. İyi bir iletişim ve ulaşım sistemi olmadan, bu yönler asla birbirine bağlanamaz ve tek bir işleyen âlem oluşturamaz. Bu nedenle, antik tarihe geri dönersek, tüm büyük âlemlerin bir tür toplu taşıma ve iletişim sistemine sahip olduğunu görebiliriz. MÖ 2000 kadar erken bir tarihte antik Mısır'da ve hatta yaklaşık bin yıl sonra Çou Hanedanlığı Çin'inde posta sistemlerinin var olduğunu anlatan tarihi referanslar mevcuttur. Posta sistemi, dünyanın en büyük imparatorluklarından birine sahip olan Moğollar tarafından benimsendiği antik Çin'de rafine edildi.

Pers İmparatorluğu Ulaşım Sistemi. 
Tarihte ilk büyük posta sistemidir ve tarihçiler "muhteşem" olarak değerlendirir. 
Roma büyük ölçüde cursus publicus'u Perslerden esinlenmiştir.

 

Pers Atlı Habercileri

 

MÖ 6. yüzyılda, antik Persler imparatorluklarına, ülke genelinde atlı haberciler ve postaneler sistemiyle hizmet veriyorlardı. Bir haberci hızla at sürebilir, bu posta istasyonlarından birine ulaşabilir, yorgun atını dinlenmiş bir atla değiştirebilir ve yolculuğuna hızla devam edebilirdi. Bu adımları tekrarlayan haberci, imparatorluğun uzak bir noktasına nispeten kısa bir sürede ulaşabilirdi. Sistem iyi çalıştı ve tarihçiler Herodot ve Xenophon'un anlattığı gibi antik Yunanlıların dikkatini çekti. Ve kısa sürede sistem doğal olarak Roma'ya ulaştı ve burada hızla benimsendi ve Roma standartlarına göre geliştirildi. Kısa sürede ünlü Cursus Publicus'a dönüşecekti.

Harita: Romalılar, devlet görevlerini eski Pers kraliyet atlı habercilerinden uyarlayarak, onu ünlü Cursus Publicus'a dönüştürdüler.

Cursus Publicus “Kamusal Yol”, sadece birkaç nesil içinde, İngilizce'de "Kamu Yolu" veya "İmparatorluk Postası" olarak bilinen Cursus Publicus, Roma İmparatorluğu boyunca faaliyet gösteren Roma hükümeti tarafından işletilen kurye ve ulaşım hizmetlerinin en önde gelen sistemi haline geldi. Procopius, erken biçimleri hakkında şunları yazar:

“Daha önceki İmparatorlar, düşmanın herhangi bir bölgede hareketleri, isyan, bireysel şehirlerdeki öngörülemeyen kazalar ve imparatorluğun her yerindeki valilerin veya diğer kişilerin eylemleri hakkında mümkün olduğunca çabuk bilgi edinmek ve ayrıca yıllık haraçların tehlike veya gecikme olmadan gönderilebilmesi için, aşağıdaki sisteme göre egemenlikleri boyunca hızlı bir kamu kuryeleri hizmeti kurmuşlardı. Aktif bir adam için bir günlük yolculuk olarak sekiz veya bazen daha az, ancak genel bir kural olarak beşten az olmamak üzere 'aşama' belirlediler. Her aşamada kırk at ve orantılı sayıda seyis vardı. İş için atanan kuryeler, mükemmel atların rölelerini kullanarak, genellikle tek bir günde, aksi takdirde on günde kat edecekleri kadar büyük bir mesafeyi kat ediyorlardı.”

İnsanların, mesajların ve malların geniş mesafeler boyunca hareketini kolaylaştırmak, geniş Roma topraklarında etkili iletişim ve yönetimi sağlamak için kurulmuştur. Cursus Publicus, geniş imparatorluk üzerinde kontrolü sürdürmede ve ticaret, yönetim ve askeri operasyonları kolaylaştırmada önemli bir rol oynamıştır.

 

Roma İmp. deniz ve kara ulaşımı

Kuzey İspanya'da ayakta kalmış Roma yolunun bir bölümü. Bordür taşları açıkça görülebiliyor, Roma yollarının iletişim ve ulaşım ağlarındaki ortak bir özelliğidir

Antik Roma'dan deniz ulaşımı kabartması

Antik Roma'da ulaşımı gösteren bir Roma sikkesi

Kurye Sistemi’nden Roma İmparatorluğu Ağına

 

Suetonius'un kaydettiği gibi, Augustus yalnızca hayati resmi gönderilerin taşınmasını amaçlamıştı. İlk kurye sistemi bir kurye hizmetinden başka bir şey değildi. Ancak, daha sonraki dönemde yürürlükte kalan ikinci sistem, yalnızca resmi postayı teslim etmekten daha fazlasını yapabiliyordu.[3]

 Vehicula -yani yük hayvanları, tekneler veya özellikle vagonlar- yalnızca kuryeleri ve mesajlarını değil, aynı zamanda diğer kişileri ve sınırlı miktarda bagaj veya diğer yükleri de taşıyabiliyordu. Kurye sisteminden ulaşım sistemine geçiş Augustus döneminde zaten tamamlanmıştı ve bu nedenle geç antik çağda da devam etti. Bu reform, Tiberius'un saltanatının başlangıcından kalma Galatia'dan gelen bir eyalet fermanında yansıtılmıştır.

Eyalet valisi Sextus Strabo Libuscidianus, fermanında Augustus ve Tiberius'tan alınan talimatlara atıfta bulunur. İlk olarak 1976'da yayınlanan bu metin hem Yunanca hem de Latince olarak kaydedilmiştir ve cursus publicus'un tam olarak nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak açıklamaktadır.

 

28.05.2025, Ünye Kent

 

 

Kaynaklar:

 

Kolb, Anne. 2001, Transport and Communication in The Roman State “The cursus publicus”, British Library Press

Ancient-origins.net (Antik Kökenler), Timolin, Kildare / Ireland

Tacitus, Historiae; by Ronald H. Martin (Author) 1981, Tacitus and the Writing of History

Herodotos, Historia, Tarih VII; 2019, İş Bankası Kültür Yay.



[1] Kolb, 2001; 95

[2] Kolb, 2001; 98

[3] Gaius Suetonius Tranquillus (y. MS 69 – MS 122'den sonra), yaygın adıyla Suetonius, erken Roma İmparatorluk döneminde yaşamış Romalı tarihçiydi. Suetonius'un günümüze ulaşan en önemli eseri, Julius Caesar'dan Domitianus'a kadar 12 Roma hükümdarının biyografilerinden oluşan De vita Caesarum (On İki Caesar) adlı eseridir.

21 Mayıs 2025 Çarşamba

Karadeniz Arkeolojisi - Roma Köprüleri, Limanlar

 

İstanbul Yenikapı'daki ahşap Roma iskelesinin kalıntıları

Karadeniz Arkeolojisi - Roma Köprüleri, Limanlar

 

Bir akarsuyu geçmek veya engeli aşmak için geçit inşa edebilmenin en basit yolu, açıklığın üzerine yekpare bir taş veya ahşap kalas yerleştirmektir. Bu tip basit inşalar kadar teknik açıdan dönemine göre daha karmaşık köprüler de inşa edilebilmiştir. Bunlardan en bilineni, MÖ 7. yüzyılda Babil Kralı Nabopolassar’ın Fırat üzerinde inşa ettirdiği tuğla ve taştan payandalar üzerindeki ahşap tabliyeden oluşan köprüdür.[1]

Tamamen taş malzeme ile inşa edilen Hattuşa’daki köprüde ise bindirme (sahte) kemerden yararlanılmıştır. Bindirme kemer, kerpiç, tuğla ve taş gibi malzemelerin üst üste birbirini aşacak şekilde yerleştirilmesi ile elde edilir. Bu şekilde inşa edilen geçitler, malzemesi ne olursa olsun, ancak kısa mesafeli açıklıklar söz konusu olduğunda işe yarar.[2] (Naumann 1963: 24-32)

Roma’nın insanlık tarihine kazandırdığı köprüler ve suni limanlar ulaşımı etkilemiş ve tarihsel ilerlemeye büyük bir ivme sağlamıştır.

 

Antik Roma Köprüleri (Pons / Pontis)

 

Klasik Antik Dönem’in başlangıcında büyük akarsuları geçmek için geçici setler, ahşap direkler ve sallar kullanılırdı. Roma döneminde kalıcı geçişi sağlayan köprüler inşa edilmeye başlandı. İlk aşamada ahşap dal köprü yahut asma köprüler kullanılırken, Roma inşaat tekniğinin etkisiyle taş köprüler inşa edildi.

 Köprüler, genelde toprak set için çok derin çöküntü veya vadiler ve nehirleri karşıya geçmek için inşa edilirdi. Roma’da köprü, pons / pontis sözcüğüyle ifade edilirdi. Sözcüğün ilk anlamı “asma köprü” iken, sonraları sadece “köprü” olarak genelleşti.

Pons sözcüğü, ilk köprünün dini bağlantısı olan Pontifex Maximus’dan (Roma’nın başrahibi) geliyordu. Çünkü ilk ahşap köprü dini amaç taşıyordu. Bu anlayış, günümüz Papalık kurumuna (pope) kadar gelmiştir.

Tuna nehrini duba/şamandıra düzeneğiyle geçen Roma Lejyonu, sonraki dönemlerde inşa edecekleri köprülerle geçecekti.

En erken köprüler ahşaptandı. Roma’daki en eski ahşap köprü Etrüskler tarafından inşa edilmiş olmalıydı. Genelde en eski ahşap köprü kral Ancus Marcius’a atfedilir (Pons Sublicius). Sonraları köprü ayakları taştan, geçiş kısmı ahşaptan yapılmaya başlandı.








Silindirik sistemle suyun boşaltılıp harç aracılıyla akarsulara köprü ayakları inşa edilerek, günümüzün köprü inşasına giden yolu açtılar. (Arşimet vidası türbini).[3]

Bağlayıcı taşları keşfederek kemerli köprüler inşa ettiler. Günümüzde dahi kullanılan bu köprülerin benzerini Osmanlı döneminde Mimar Sinan kullanmıştır.

Pons Fabricius (Ponte dei Quattro Capi ): Tiber Adası ve batı yakasını bağlar. Geç Cumhuriyet Dönemi (Cassius Dio’ya göre MÖ.62’de yapıldı). Yolların yapımından sorumlu olan ve Fabricia ailesinin bir üyesi olan Lucius Fabricius tarafından yaptırıldı. Roma’daki en iyi korunmuş Roma köprüsüdür.


Justinian Köprüsü
: Erken Bizans Dönemi’nin Anadolu’daki en görkemli anıtsal yapılarındandır. Serdivan/Sakarya Köprüsü olarak da bilinen Sakarya nehri üzerindeki köprünün uzunluğu 365 m. genişliği 9.85 m.’dir. Toplam 12 kemerlidir. MS. 558-560 yıllarında İmparator Justinianus tarafından yaptırılan köprünün bir kenarında yak, diğer kenarında apsisli yapı yer alır. Yapı pontogebphyra (Rumca beş köprü) olarak hatalı bir isimle anılır. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır.

Adana Taş Köprü: Hadrianus dönemi eseridir. Halen kullanılan en eski köprülerdendir. Aslen 21 gözlü olan köprü, Seyhan Nehri'nin ıslahı sırasında 7 gözünün toprak altında kalmasıyla 14 gözlü olarak hizmet vermektedir.

Silifke Taş Köprü: Şehir merkezinden geçen Göksu nehri üzerindedir. Aslen yedi gözlü iken köprü gördüğü onarımlar sonrası beş gözlü hale gelmiştir.


Kemere Köprüsü
: Bartın’ın Amasra ilçesindedir. Amasra Kalesi'nin yarımada ile Boztepe Adası'nda bulunan iki kısmını birbirine bağlan Roma dönemi köprüsüdür.

Çoğunluğu Ege ve Akdeniz antik kentlerinde bulunan Roma köprülerinin Karadeniz’de günümüze ulaşmayı başarabilen örnekleri enderdir. Ancak Karadeniz’in debisi yüksek akarsuları üzerinde bol miktarda bulunan “kambur” köprüler, Roma teknolojisi ürünüdür.

 

Tüneller

 

Seyrek kullanılmış olmalarına rağmen tünellere ait kanıt vardır. Uzun bir yol yerine daha kısa bir ulaşım sağlardı. En güzel örnek Furlo Tüneli’dir. Pesaro yakınlarındaki Via Flaminina üzerinde Furlo Gorge’da sağlam bir kireç taşı çıkıntısı kesilerek yapılmıştır. İmparator Vespasian bu kayayı MS. 76-77’de kestirmişti. Bu tünel 5.48 m genişlik, 5.95 m yükseklik ve 38,3 m uzunluğundaydı. Bugün hala kullanılmaktadır.

Diğer eski tünel ise Umbrialılar tarafından kazılan Pozzuoli tünelidir. Napoli yakınında Via Domitiana üzerindedir. 4 m genişlik, 5 m yükseklik ve 705 m uzunluğundadır.

Anadolu’daki en önemli örneği Hatay’daki (Samandağı) Titus tünelidir. Su tahliyesi için kullanılmıştır.

 

Su Kemerleri

 

Romalılar su kemerleri inşasında da önemli ilerleme kat etmişlerdi. M.Ö. 4. yüzyıl sonlarına kadar suyu kuyudan, kaynaktan veya sarnıçlarda biriktirilen yağmur suyundan sağlayan Romalılar, M.Ö. 312’de ilk su kemeri Aqua Appia’yı inşa ettiler. İnşaat, Censor Appius Claudius Caecus’un idaresinde gerçekleştirildiği için, su kemeri (ve yukarıda bahsettiğimiz aynı tarihte inşa edilen Roma yolu Via Appia da) onun adıyla anıldı.

M.Ö. 312’den, İmparator Traianus (M.S. 98117) zamanına kadar Roma’da on su kemeri inşa edilmişti; Traianus zamanında inşa edilen su kemeri de imparatorun adıyla anılmaktadır (Aqua Traiana). İmparatorluğun hemen bütün eyaletlerinde kentler su ihtiyaçlarını su kemerleriyle kaynaklardan getirilen suyla sağlıyorlardı.[4]

Roma’nın egemen olduğu Akdeniz dünyasının çeşitli bölgelerinde su kemerlerini görmek mümkündür. Aspendos’ta bulunan su kemeriyle İstanbul’a su taşıyan kemer en ünlüleridir.

 

Limanlar

 

Bir körfez ve burunlardan oluşan doğal limanlar, denizcilik tarihi boyunca tercih edilen en önemli ulaşım sistemi olmuştur. Antik Romalılar, doğal limanlar dışında her iki yandan dalgakıranlarla sınırlandırılan yapay limanları inşa ettiler.

Yapay olarak kazılmış koylar da yapay limanlar sınıfına girdi.

Antik Roma’da limanların bir kısmı sadece askeri deniz kuvvetlerine aitti. Büyük çoğunluğu ise ticaret amaçlıydı. Deniz ulaşımı, karaya göre çok daha fazla kullanılan bir ulaşım aracıydı.

İtalya sahilleri çok az sayıda doğal limana sahipti. Bu yüzden yapay bir liman inşa edilmek zorundaydı.

Birçok liman Roma’nın kuzey ve güney sahillerine konumlandırılmıştı. En ünlüsü Roma’ya deniz ulaşımını sağlayan Ostia limanıydı.

Kuzey Afrika’da (Libya) bulunan Leptis Magna ve İstanbul-Yenikapı limanları, diğer ünlü limanlardı.

Akdeniz ve Karadeniz’de Roma Dönemi’nde yaklaşık 1000 kadar liman vardı.

Ayrıca kuzey eyaletlerde ve nehir boylarında çok sayıda liman ve iskele vardı.

Romalılar, eski liman inşaatlarında kullandıkları teknikleri geliştirdi ve daha büyük ölçekli limanlar yaptılar. İnşaat sektöründeki yenilikleri limanlara da uyguladılar. Örneğin su altına döşenen hidrolik beton ve temeller kullandılar.[5]

21.05.2025, Ünye Kent

 

Kaynaklar:

Gazzola, P. 1963, Ponti Romani, Firenze

Naumann, R. 1963. “Die hethitische Brücke über die Schlucht bei Büyükkaya (Bogazköy)”, “Boğazköy üzerindeki Hitit köprüsü”, Berlin'deki Alman Doğu Derneği Yay.

Kaplan, Davut. 2022, “Roma’da Yollar, Rotalar”, 19 Mayıs Üniv. Arkeoloji Bölümü.

Kaplan, Davut. 2021, “Nehirler, Kanallar, Limanlar, Fenerler”, 19 Mayıs Üniv. Arkeoloji Bölümü.

Tekin, Oğuz. 2011, Hellen ve Roma Tarihi, Anadolu Üniv. Yay.

Kolb, Anne. 2001, “The cursus publicus”, British Library Press


Dipnot:

[1] Gazzola 1963: 14 (Akt. Dicle Kaya Derinoğullu, “Köprü Mühendisleri Olarak Roma Lejyonları” adlı makaleden )

[2] Naumann 1963: 24-32

[3] Kaplan, 2022

[4] Tekin, 2011; 92

[5] Kaplan, 2021