NASIL BİR BELEDİYE İSTİYORUZ? Yerel yönetimler, değişik nüfus topluluklarında yaşayan insanların ortak ve yerel nitelikteki gereksinmelerini karşılamak amacıyla kurulan tüzel kişiliğe haiz anayasal kuruluşlardır. Nüfusu 2000’i aşan beldelerden başlayarak; ilçe, il ve büyük şehir olmak üzere bu yerleşim bölgelerinde en önemli yerel yönetim organları belediyelerdir.
Yerel yönetimlerle siyasal iktidarların ilişkisi çok önemlidir.
Çağdaş belediyeciliğin prototipi Paris Belediyesi için literatüre geçen bir deyiş vardır:
“Paris Belediyesini ele geçiren, siyasal iktidarı alır.”
Yerel seçimlerin anlam ve önemini ifade eden bu deyiş, diğer yandan siyasal iktidarı elinde bulunduranlara yerel yönetimlerle ilgili bir mesaj iletir:
Yerel seçimler iktidardaki gücün göstergeleridir…
İktidarın devamını yahut sonunun geldiğini hükme bağlar!
Kentleşme olarak tanımlanan bu süreç, beraberinde kentlileşmeyi getirir. Nüfus yoğunlaşmasının yaşandığı kentlerdeki toplumsal değişimin insanların davranışlarında ve ilişkilerinde, değer yargılarında, kültürel şekillenmelerinde yarattığı değişim kentlileşmeyle açıklanır. Kentleşme ve kentlileşme birbirlerine bağlı iki farklı olgudur.
Belediyeler kentleşme olgusunun ortaya çıkardığı, kentlileşmeyle şekillenen organlardır.
BELEDİYELERİN TARİHSEL KONUMU
Eski Yunan, Asur, Mısır ve Roma kentleriyle birlikte ortaya çıkan ilk belediye nüveleri, Ortaçağ’da önemli bir gelişme gösterememiştir.
Osmanlı devleti döneminde, kentlerde uzunca bir süre İslamiyet’in ilk yıllarında Mekke ve Medine’deki uygulamalar model alınmıştır. Belediye hizmetleri bir Kadı reisliğinde; çarşı, pazar ve ticaretten sorumlu muhtesipler tarafından gerçekleştirildi. İhtisap ağası yahut ihtisap emini denilen ahilik teşkilatı mensuplarından seçilen muhtesipler, esnaftan vergi alır, zabıta işleriyle uğraşırlardı.
İstanbul’un fethinden sonra, şehreminlik kurumu esas alınarak, Bizans modeli uygulandı. Belediyelerin bağımsız bir organa yönelmesi, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının (1826) ardından gerçekleşti. 1831’de şehremaneti kaldırılarak ihtisap nazırlığı, mimar ağalar ve kadılar yönetiminde daha bağımsız bir belediye yapılanmasına gidildi.
1854’te Paris modeli esas alınarak yeniden şehremaneti kurumu oluşturuldu. İhtisap nezareti yerine şehir meclisi kuruldu. 1864 Tarihli nizamnameyle kurulan İntizam-i Şehir Komisyonları kısa zamanda yaygınlaştırılarak, İstanbul’da 14 belediye dairesi yaşama geçirildi. Bunlardan Altıncı Daire-i Belediye adıyla kurulan Beyoğlu – Galata Belediyesi, yarı özerk, bağımsız parasal kaynaklarıyla ülkemizde ilk modern belediyeciliğin başlangıcı oldu (1877).
ÜNYE BELEDİYESİ’NİN KURULUŞU
Ünye’de belediyenin hangi tarihte kurulduğuna dair elimizde yeteli belge ve bilgi mevcut değildir. Ancak, 1869 Trabzon Salnamesi’nde Ünye’de Belediye Dairesi Meclisi ve Reislik makamı mevcuttur. Buradan anlaşıldığı üzere, Anadolu’da modern belediyelerin kuruluşu aşamasında Ünye Belediyesi ilk kurulan belediyeler arasındadır.
1869 Trabzon Vilayet Salnamesi, cilt 1, s. 103 Salnamelerde görülen, Ünye bu tarihte Sancak’tır. Fatsa ve Niksar, Ünye sancağına bağlı nahiyelerdir. 1864 ila 1868 yılları arasında sancak yapılan Ünye’de muhtemelen belediye 1864 yılında kurulmuştur. Aynı varsayım, Osman Doğan tarafından da yapılmıştır. Ancak bu varsayımı doğrulayan belge ve bilgi mevcut değildir.
Osmanlı dönemi Ünye belediyesi Mührü
(Kaynak: Osman Doğan; Karadeniz’de Bir Boğaziçi Ünye)
Osmanlı Dönemi Ünye Meclis-i Belediye Reisleri
Mustafa Kapudan (1869 - 1871)
İsmail Efendi (1871 -1872 - ?)
İstardi Ağa (1881 - ?)
Osman Efendi (1888 - 1893)
Hacı Selim Efendi (1893 - 1895 - ?)
Mehmed Efendi (1900 - 1901)
Ahmed Selim Efendi (1901 - 1902 - ?)
Mehmed Emin Efendi (1904 - ?)
Hacı Ali Kadızade Ali Enver Kadı
Hacı Musazade Hamdi
Şakir Efendi
Alemdarzade Uzun Osman
Çoldurzade Hakkı Hoca
CUMHURİYET DÖNEMİ ÜNYE BELEDİYESİ
Osmanlı döneminde 1869’da Mustafa Kapudan’dan başlayarak, 1904 yılı Mehmet Emin Efendi’ye kadar, Ünye Belediye Başkanlarının adı, göreve başlama ve bırakma tarihleri Vilayet Salnamelerinde mevcuttur. 1904’tenCumhuriyet ilanına kadar geçen sürede görev yapan beş başkanın adları tespit edilebilmiş, görev tarihleri belirlenememiştir.
Cumhuriyet döneminde ise, 1960 yılına kadar görev yapan başkanların adları bilinmesine rağmen, görev tarihleri tam olarak bilinmemektedir. Elimizde yazılı bir belge olmadığı için, yakın geçmişimizi tahmini tarihlerle tespit etmekteyiz.
İkinci Dünya Savaşı bitimine kadar tek partili sistemin iki dereceli seçimleriyle göreve gelen “seçilmişler”, atanmışlarla aynı memuriyet koşullarını paylaşmaktaydı. Buna rağmen Ünye Belediyesinde o dönem için oldukça nitelikli işler başarılmıştır. Özellikle çok partili sisteme geçiş yapılan 1944 – 53 tarihleri arasında iki dönem görev yapan Hüsrev Yürür hatırı sayılır hizmetlere imza atmıştır. İlk meydan düzenlemesi, acı su ve şehir şebeke suyunun isale edilmesi, Çamlık ve Asarkaya’nın Musa Güven katkısıyla ağaçlandırılması, 1938’de tesis edilen elektriğin 1947’de buharlı makineden dizel motora dönüştürülmesi gibi önemli hizmetler gerçekleştirilmiştir.
Belediyemiz tarihinde en uzun görevde bulunan Mithat Kısacıkoğlu, 1963 – 77 arası üç dönem görev yapmıştır. Belediye binası başta olmak üzere, Belediye Sineması, Çataltepe Suyu Şişeleme Tesisleri, yeni pazaryeri, kasaphane, Çamlık Motel ve Kanalizasyon çalışmaları bu dönemde gerçekleşti.
Cumhuriyet Dönemi Ünye Belediye Başkanları
Deli Ahmetzade Emin
Kahramanağazade Halit Barlas
Kelleroğluzade Hasan Fahri
Tokatlızade Hüseyin Hoca
Eminefendizade Rami Öztürk
Sabrizade Hüsrev Yürür CHP
Hamizade Burhan Artur CHP
Borçkalı Şükrü Ellibeş CHP
Remzizade Muammer Tekin (1955 – 1960 ) CHP
Ali Kemalzade Sezai Alpaslan Hoca (1960 İhtilal dönemi.)
Talatzade Mithat Kısacıkoğlu ( 1963 – 1968 ) AP ( 1968 – 1973 ) AP, ( 1973 – 1977 ) MSP

YEREL SEÇİMLER VE BEKLENTİLER
Yerel yönetim birimlerine aday gösterilenlerin parti merkezlerinden ziyade seçmen kitlelerince belirlenmesine ağırlık verilmelidir. Aksi halde, seçmenin özgür iradesiyle seçilen tek kurum muhtarlık olacaktır.
Kentlileşmenin en temel göstergesi kültürel yatırımlardır.
Örneğin Ünye’de Osmanlı devrinde kurulan bir kütüphane mevcuttur.
Marif salnamelerinde 1267 tarihinde tesis edilen Ünye Hacı Mehmed Ağa Kütüphanesi’nin kuruluş tarihi ve yeri tarif edilmiştir. Sonraki yıllarda kütüphanenin akıbeti meçhuldür. Bugün Ünye’ye yaraşır bir kütüphane hala yoktur.
Sonuç olarak, Ünye’de başta kültürel yatırımlar olmak üzere, gelinen noktada eksikliklerimiz saymakla bitmez.
Ünye seçmeni, kentin tarihsel misyonunu bilerek sandık başına gitmeli, oy talep eden adaylar bu amaçlar doğrultusunda göreve talip olmalıdır.
27 Mart 2009 Ünye Kent Gazetesi
Ahmet Kabayel
Ahmet Derya Varilci



Belediye tarafından kiraya verilen sinemayı 80’li yıllardan itibaren İsmail Güven çalıştırmaktadır. Halen sinema, düğün ve tiyatro salonu olarak kullanılan mekânda, Ramazanda tombala gibi etkinliklere yer verilmektedir. Binanın diğer bölümlerinde Şehir Kulübü, barlar ve çeşitli iş yerleri mevcuttur.
Ünye’de modern anlamda ilk sinema Tan Sineması adıyla 1948’de açılır. Samsun’dan gelen Yusuf Bulut, karakolun yanına (şimdiki Akbank’ın olduğu yer), Ünye’nin ilk sinemasını açar. (Fotoğrafları günümüze aktaranlar, Nazlı Şenalp, Eren Tokgöz)
Tan Sineması açıldıktan birkaç ay sonra, bu defa Ünyelilerin kendisi Yalıkahvesi’nde Belediye’nin depo olarak kullandığı binayı sinema olarak kullanıma açarlar. Zaten bu bina geçmiş yıllarda, bando ve musiki kuruluşlarının konser verdiği, zaman zaman sinema gösteriminin yapıldığı eski bir binadır. Bir tarafıyla denizin içinde kalan, yalı kazıklarıyla desteklenen binada çok eski zamanlarda sinema izlendiği söylenmektedir. Eski radyoculardan Fatalis Ahmet (Akbulut) ve tüccar Mustafa Kalemen ortaklığında modernize edilen ve hizmete açılan bu sinemanın adı Yeni Sinema olur.
Raj Kapoor’dan 47 yıl sonra, Hindistan’ı anlatan bir film sinema dünyasını yeniden sarsmaya başladı.
Dünyanın en fakir ülkeler sıralamasında başı çeken Hindistan için sinema, hayatın vazgeçilmezleri arasındadır. Sinema, Hindistan Rüyası’nın önemli bir parçası, görünürdeki yüzüdür. Rüyaları gerçekleşmenin belki de tek yoludur... Hint kast'ının kırılabileceği en zayıf halka olan sinema, katı kast sistemi içinde sunulan bir hayal dünyadır. Avuntu da olsa, eldeki tek güzelliktir.
Anlaşılan 21. yüzyılın ilk çeyreğinde Hindistan’da değişen fazla bir şey yok! Filmin senaryosu, bir zamanlar Türkiye’nin Hindistan Elçiliği’nde görevli Vikas Swarup’un “Kim Bir Milyar Kazanmak İster” adlı romanından uyarlanmıştır.
En iyi uyarlama senaryo dahil, on dalda Oscar’a aday gösterilen film, Altın Küre’de dört ödül kazanmış, bir çok yarışmadan ödülle dönmüştür.
Filmin senaryosu Hintli bir yazarın romanından uyarlanmış, Loveleen Tandan adlı bir Hintli yönetmenin yardımcılığında çekilmiştir. ABD ve İngiltere ortak yapımıdır. İngiliz yönetmen Danny Boyle, Trainspotting (1996), The Beach (2001) ve 28 Days Later (2002) adlı filmlere imza atmış önemli bir yönetmendir.
Filmin tüm aşamalarında, özellikle son sahnedeki müzik ve dansla Boyle, karşımıza Bolywood tarzı bir film çıkarır.
Jamal Malik ve bir yaş büyük ağabeyi Salim, Bombay (Mumbai)’ın gecekondularında yaşayan Müslüman bir ailenin çocuklarıdır.
Ağabeyi silahlı çetelere katılan Jamal, kendisi gibi sahipsiz Latika’yı Salim’e bırakmak zorunda kalır. 















