20 Mart 2024 Çarşamba

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

 

Kırım savaşı sonrası iyice daralmaya başlayan Osmanlı toprakları, üstün teknolojiyle donatılmış Avrupa ulus – devletlerinin tehdidi altındadır.

Dört bir yanda cepheler açılmakta, genel bir seferberlik havası içinde Mehmetçik cepheden cepheye koşmaktadır.

Bu cepheler; Çanakkale Cephesi, Kafkasya Cephesi (Sarıkamış), Kanal Cephesi (Mısır), Filistin – Suriye Cephesi, Irak cephesi, Hicaz – Yemen Cephesi, Galiçya Cephesi (Balkanlar) ve Makedonya Cephesi’dir.

Her ilden, her köyden ve hemen her evden eli silah tutan kişi yahut kişiler “vatan toprağı” için bu cephelere giderek savaşmıştır.

TC. Kimliğine sahip bu toprakta yaşamakta olan her vatandaşın ecdadından birileri mutlaka cepheye gitmiştir. Sadece resmi bayramlarda ve yıldönümlerinde anımsanan bu gerçek, kitap aralarında, basın organlarında ve televizyonda soyut bir parodiye dönüşmektedir.

Tarihsel geçmişimizi yağmalayan, önemsizleştiren bu ve benzeri uygulamalar aşılarak, ecdadımızla organik bağların yeniden kurulması gerekir.

Yukarıda andığımız cephelerin her birine Ünye’den kalkıp giden, savaşarak şehit düşen atalarımızın kaydına rastlamak mümkündür. 

Harp Dairesi arşivlerinde, askerlik şubelerinde, nüfus müdürlüklerinin tozlu raflarında ve şehitliklerde Ünye’ye ait isimler mevcuttur.

Sadece Çanakkale Cephesi’nde kayıtlı Ünyeli şehitlerin listesi:

 

Kaynak: Osman Doğan, Tarih Boyunca Ünye, s.362 – 374

 

Ünyeli şehit listesi şüphesiz bu kadar değil…

Diğer cephelerden dönmeyen, şehit düşen Ünyelilerin adları bir hayli kabarık...

Listelerde yer almayıp tesadüfen cephede tutulan günlüklerden, baba ocağına yazılan mektuplardan ve şehitliklerden Ünye’ye ait isimlere rastlıyoruz.

 

ÜNYE’Lİ YARBAY ALİ KEMAL

 

Yolu Çanakkale’ye düşenler, Soğanlıdere Şehitliği’ne uğrarsa, şehitlikteki mermer mezar taşlarından birinde ay yıldız işlemesinin altında “Ünye Yarbay Ali Kemal” ibaresini göreceklerdir. Tepeden bakıldığında ay yıldız şeklinde görünen mezarlıkta, 600 mezar yer almaktadır. Burada şehit olduğu belirlenen askerlerin isimleri tek tek mermerlere işlenmiş ve daha sonra bu taşlar asker başlığı (miğfer) biçiminde sembolize edilmiştir.

 

Ünye Yarbay Ali Kemal - Çanakkale Soğanlıdere Şehitliği

- Fotoğraf: Ünye Kent Gazetesi Sahibi Gazeteci Ali Öztürk

 

Soğanlıdere Şehitliği ve Gelibolu Yarımadası.

 

SEDDÜLBAHİR CEPHESİ’NDE ÜNYELİ RIZA

 

1915 Haziran’ı sonunda 7.Tümen 21. Alay’a bir grup Karadenizli gönüllü gelir. En zor görevlerde yer alan bu usta askerler, alay komutanı Saip Avcı’nın anı defterinde yer almaktadır.

Çanakkaleli yazar Hasan Hüseyin Maltepe’nin değişik kaynaklardan derlediği Kaybettikleri ile Kazananlar adlı kitabında, Komutan Saip Avcı’nın anılarında bahsi geçen Karadenizlilerden biri Ünyeli Rıza’dır. Yazar Maltepe kitabını imzalayarak Avukat Turgay Hancı ve Ünye’den Nisan 2004’te Çanakkale Şehitlikleri’ne geziye giden bir grup arkadaşına vererek, gruba mihmandarlık eder.


    

Kerevizdere mahallinde keşif kollarına baskınla görevlendirilen üç Karadenizliden sadece biri birliğine döner. Düşman mevzisini dağıtıp, ellerinden aldıkları ağır makineliyi sırtlayıp gelen Ünyeli Rıza Çanakkale’deki görevini tamamlayarak daha kaç cepheye gidip savaşmıştır, bilinmez…

 

ÇAVDAR KÖYÜ’NDEN OSMAN OĞLU HÜSEYİN

 

Çanakkale Savaşlarından iki yıl önce bölgeye gelerek konuşlanan Ünye Alayı 70. Redif Taburu’ndan Osman oğlu Hüseyin, o dönem Ünye’ye bağlı Akkuş Beldesi Çavdar Köyündeki babasına bir mektup yazar. 1913 Ağustos’unda yazılan mektup, Ünye’de bir binanın inşaatında duvara gizlenir. Ancak 95 yıl sonra binanın yıkımı sırasında tesadüfen tuğla arasında bulunan mektup, Ünye Tarih Araştırma Grubu tarafından değerlendirilir. Sayın İrfan Dağdelen’in transkripsiyonuyla deşifre edilir ve mektup, yazarı er Hüseyin’in evine 95 yıl aradan sonra ulaştırılır. Evde, mektubun yazıldığı tarihte üç yaşlarında olan ve mektupta bahsi geçen “mahdumum” dediği oğlu Hasan’a verilir.   



     

O tarihte 98 yaşında olan Hasan Uncu ile ilgili yazımız Radikal Gazetesinde yayınlanmıştı. (Mayıs 2008)


1913 Tarihli, tuğla arasında bulunan Cephe’den yazılmış er mektubu Ünye Müze Evi arşivinde korunmaktadır.

 

ŞEHİTLERE DOKUNMAK  

 

Bir asır önce Cephe’de yazılmış mektubu elimize aldığımızda, sadece mektubu yazan er Osman oğlu Hüseyin’in değil, savaşın içindeki tüm şehit ve gazilerin duygularının dile geldiğini hissettik. Adeta yanı başımızda durarak kendi mektuplarını bizimle birlikte yeniden yazıyorlardı. Diriliş romanını yazan Turgut Özakman’ın omuz başında durarak, yazdıklarını denetleyen bazı şehitler gibi, elimizdeki mektubu doğru okuyup okumadığımızı denetleyenler olduğu hissine kapıldık.

Üç cephede savaşan, çocuklarından birini kundakta, diğerini ana karnında bırakan ve gittiği son cepheden geri dönmeyen Çavdar köyünden Osman oğlu Hüseyin…

96 yıl önce yazdığın bu mektubu okurken, bir kez daha minnetle aziz hatıran önünde eğiliyoruz.

 

 

ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

Ahmet Derya Varilci - Ahmet Kabayel

 

 20 Mart 2009 tarihli Ünye Kent Gazetesi’nde yayınlanan yazımızdan güncellenmiştir.    

    
19.03.2024, Ünyekent

 



13 Mart 2024 Çarşamba

Yerel Seçimler

 

Yerel Seçimler

 

 

En son 2019 yılında gerçekleşti yerel seçimler…

Beş yıl aradan sonra yeniden yapılacak.

18 Gün kaldı…

Türkiye yerel yöneticilerini seçmek üzere yeniden sandık başına gidecek…

Üç haftadır yazıyorum: 31 Mart 2024 sonrası Türkiye’de ne değişecek?

Yazdıklarım fazla karamsar bulunmuş.

Aslında konuştuğum kişilerden edindiğim izlenimlerdi bunlar, tümüyle bana ait değildi.

Sokaktaki insandan medya organlarına, hepimiz seçimlere odaklandık...

Ne var ki vatandaş oy sandığına giderken kimi, nasıl seçecek?

Maalesef bilinmiyor.

Yerel seçimin diğer seçimlerden farkı da bilinmiyor…

Halkın kafası karışık!

 

Evet, yerel seçimler daha demokratik olmalı…

O nedenle muhtar seçimlerini örnek vermiştim.

Daha demokratik, daha dürüst demiştim muhtar seçimleri…

Madem bir seçime gidiyoruz, adı da mahalli (yerel) seçimler…

Soruna biraz daha yakından bakalım.     

 

Türkiye’de Yerel Seçimler

 

Türkiye’de yerel seçimlerde 1963 yılına kadar çoğunluk sistemi uygulanıyordu. Gerek il genel meclisi, gerek belediye meclisi seçimleri, çoğunluk sistemine göre yapılıyordu.

Belediye başkanı ise, belediye meclisi tarafından kendi içinden ya da dışarıdan seçilme hakkına haiz olanlar arasından seçilirdi.

Yani belediye başkanını doğrudan halk seçmez, halkın seçtiği meclis üyeleri seçerdi.

1963 yılında kanunlarda bir dizi değişiklik yapıldı.

Köy Kanunu’ndan Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline, Vilayet İdaresinden Belediye Kanunu’na kadar değişiklik yapılarak il genel meclisi ve belediye meclisi seçimleri için nispi temsil sistemi getirildi.

Nedir çoğunluk sistemi yahut nispi temsil sistemi?

Açıklaması internet sitelerinde mevcut, konuya devam edelim.

Seçim sisteminde bir değişiklik daha 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında yapıldı.

1984 yılında yeni bir kanun getirildi.

Bu Kanun, halen yürürlükte olan 18.1.1984 tarih ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkındaki Kanun’dur.

Bu Kanun’a göre il genel meclisi ve belediye meclisi seçimleri yine nispi temsil sistemine göre yapılmakla birlikte; seçim çevreleri için bir baraj getirildi. Bundan böyle “kesme baraj” olarak adlandırılan %10 oranında bir baraj uygulanacaktı.

Bu uygulamalara paralel olarak son yıllarda mahalli idareler üzerinde “kayyum” uygulamaları, ödenek ve harcamaların tasarrufunda merkezi yönetimin yerel yönetimlerle çatıştığı bir dizi uygulama gündeme geldi.

Hali hazırda Türkiye’de belediye başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde çoğunluk sistemi uygulanıyor. Buna karşılık belediye meclisleri ve il genel meclisleri seçimlerinde nispi temsil sistemi uygulanıyor. Belediye meclisleri ve il genel meclisleri seçimlerinde uygulanan %10’luk sistem, küçük partilerin aleyhine sonuç verirken, büyük partilerin lehine işlemektedir.

Sonuç olarak temsilde adaletsiz bir durum ortaya çıkmaktadır.

Yerel seçimler, vatandaşın kendi mahallesinde kendini temsil edecek olan yürütme organlarını doğrudan seçtiği bir sistemdir.

Dolayısıyla mahalli seçimlerin demokratik yanı ulusal seçimlerden daha ağır basar.

Çoğunluk sistemine göre iktidarı elinde bulunduran siyasi güçler, mahalli yönetimler üzerinde tahakküm yaratabilmektedir.

Örneğin, iktidardaki partiye oy vermemiş bir il yahut ilçedeki yerel organa merkezi yönetim her türlü yaptırımı reva görebilmektedir. 

Böylece vatandaş seçimler karşısında “karamsar” olmakta, kimi seçeceği konusunda kararsız kalmaktadır.    

 

Yerel Seçimlerde Kimler Nasıl Seçilir?

 

Türkiye'de yapılan yerel seçimlerle il ve ilçe belediye başkanları, büyükşehir belediye başkanı, belediye meclisi üyesi, il genel meclisi üyeleri, muhtarlar ve ihtiyar heyetleri belirleniyor.

Yerel seçim, bir bölgedeki il ve ilçe yönetimini seçmek için gerçekleştirilen seçimlerdir.

Kamu hizmetlerinin vatandaşa en yakın biçimde sağlanması ve idarede etkinlik ve verimliliğin sağlanmasında yerel yönetimler merkezi bir konuma sahiplerdir. Bu nedenle yerel demokrasinin gelişmesinde yerel seçimlerin önemi büyüktür.

Türkiye’de Anayasa'nın 67. maddesi yerel yönetimlerin ve karar organlarının seçimle işbaşına geldiklerini belirtir.

Anayasa seçimlerin ve halk oylamalarının serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı gözetim ve denetimi altında yapılmasını öngörür.

Yerel seçimler 5 yılda bir yapılır.





 

Yerel seçimlerde oy atılacak kişiler ise şunlar:

 

- Büyükşehir Belediye Başkanı

- İl Belediye Başkanı

- İlçe Belediye Başkanı

- Belde Belediye Başkanı

- Köy muhtarları ve ihtiyar heyeti üyeleri

- Mahalle muhtarları

- İl genel meclis ve belediye meclis üyeleri seçilir.

(Ordu İli gibi Büyükşehir statüsünde olan yerlerde köyler “mahalle” kapsamına alındığından “Köy muhtarları” yerine mahalle muhtarı seçimi yapılmaktadır.)

 

Diğer seçimlerde olduğu gibi bu seçimin de oy pusulası ve zarfları oldukça karmaşıktır. Seçmenler, öncelikle medya organları aracılığıyla oy pusulalarını tanımalı, sandık görevlileri pusula ve zarfları verirken seçmenlere açıklamada bulunmalıdır.

 

Yerel Seçimler Demokrasinin Olmazsa olmazıdır

 

Yerel seçimler ulusal seçimlerden daha demokratik olmalı, demiştik.

Adı üstünde yerel, yaşanan yere ait...

Yerel seçimlerin eskiden “icra organı” denilen yönetim organları, yerel yönetimlerde bölge insanının seçtiği kişilerden oluşur. Örneğin belediye başkanları yahut büyükşehir belediye başkanları doğrudan doğruya yöre insanının seçtiği yürütme organıdır.

Belediye meclisleri ve il genel meclisleri, yerel parlamento durumundadır, doğrudan halkın iradesini temsil eder. Halkın temsilcisi olan meclis üyeleri, vatandaşların ortak isteklerini karara dönüştürür ve uygulamanın denetlenmesini sağlar.

Seçilenler siyasal eğilimine bakmaksızın tüm halka hizmet vermek zorundadır.

Yerel seçimin dili ayrıştırıcı değil birleştirici olmalıdır, herkese hitap etmelidir.

Sırf bu nedenle başkan adayları bir araya gelip, halkın huzurunda birbirleriyle tartışabilmelidir.

Bir zamanlar Ünye’de yapılabilmişti…

Belediye başkan adayları kameralar önünde bir araya gelip medeni bir şekilde tartışmışlardı.

Bugün neden böyle bir oturum yapılamıyor, hiç düşündünüz mü?

 

13.03.2024, Ünyekent


6 Mart 2024 Çarşamba

Seçimin Kaderi

 


Seçimin Kaderi

  

İsterseniz buna “Seçim Manifestosu” deyin…

Seçmen olarak bir ülke vatandaşının seçimler karşısındaki tavrı...

Hani halkın kendini yönettiği Cumhuriyet rejimiydik biz?

Cumhuriyet, siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir yönetim şekliydi hani…

Yapısı gereği monarşinin yokluğu üzerine kuruluydu.

Bir cumhuriyette temsil, genel vatandaşlar tarafından serbestçe seçilebilir veya seçimle belirlenebilirdi.

Demokrasinin vazgeçilmez erdemiydi seçimler!

Olmazsa olmazıydı!

 

Seçime günler kala ne hale geldik…

İki ay boyunca neler döndü, hangi pazarlıklar yapıldı, kimler küstü?

Kimin eli kimin cebindeydi?

 

Hep derim; bu seçimlerin en demokratik yanı muhtar seçimleridir.

İsteyen adaylığını koyabiliyor…

Varsa halkta karşılığı, seçiliyor.

Hangi düşünceden, kimin partisinden demiyoruz…

Kendimize yakın bulduğumuzu seçiyoruz.

Belediyeler öyle mi?

Seçmenin önüne her daim birileri konuluyor.

Hatta bölge delegelerine bile sorulmadan atanıyor merkezden.

Yapmayın, diyoruz yıllardır…

Bari yerel seçimlerde dürüst olun.

Demokrasinin çarkları dönsün.

Vatandaş istediğini seçebilsin, isteyen aday olabilsin.

Önüne birileri konmasın.

Al bunu seç diye dayatılmasın!

 

Tabi bu durum bazı sürprizler doğurabiliyor.

Örneğin Şanlıurfa'da mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül'ün AK Parti'den aday gösterilmesine tepki gösteren AK Parti MKYK Üyesi Kasım Gülpınar, partisinden istifa ederek Yeniden Refah Partisi'nden aday olabiliyor.

Bizim Çaybaşı’nda da Mesut Karayiğit’in AK Parti'den aday gösterilmemesi üzerine, Yeniden Refah Partisi’nden aday gösterilmesi…

Enver Yılmaz’ın AK Parti’den sıdkını sıyırıp İYİ Parti’den aday olması, vb.

 

Evet, bunları söylerken parti ayrımı yapmıyoruz.

Söylediklerimiz tüm siyasi organizasyonlar için geçerli.

Biraz daha s0muta inelim, Ordu seçimlerine gelelim.

Hatta Ünye diyelim…

Durum ne?







 

Ünye’de 2024 Yerel Seçim Adayları

 

Kazanmaya en yakın olandan başlayalım.

AK Parti adayı Hüseyin Tavlı.

İktidar gücünü arkasına alan mevcut başkan, bu seçimin galibi olmaya en yakın aday gibi duruyor.

Kim, nasıl Sn. Tavlı’yı yeniden aday yaptı, parti delegelerinin temayülüne bakıldı mı?

İkinci dönem aday olmasında hangi başarıları göz önüne alındı? Bilmiyoruz.

 

İkinci sırada AK Parti’nin ilk iki dönem Ünye Belediye Başkanlığı yapmış Ahmet Arpacıoğlu bulunuyor.

Bu defa İYİ Parti’den aday, ne alaka diyeceksiniz…

Partiler arası dolaşıma alıştık, alıştırıldık.

Ordu’da Sn. Yılmaz da eski Ak Partili Büyükşehir Belediye Başkanıydı.

Bu seçimde İYİ Parti’den aday oldu.

Ünye’deki seçimin kaderi Ordu ile ne kadar benzeşiyor!

Mevcut başkanlar ikinci dönem adaylıklarıyla gündemdeyken, eski başkanlar da bir başka partiden yeniden seçilme derdinde.

Üçüncü sırayı CHP ve YRP adayları alıyor.

Tabi bu sıralama sadece bir tahminden ibaret, sürprize açık, şimdilik görünen bu…

 

Cumhuriyet Halk Partisi Ünye Belediye Başkan Adayı Cumhur Öztürk, 31 Mart yerel seçimlerine yönelik saha çalışmalarına ilk başlayanlardan biri. CHP Ünye’de bugüne kadar önemli bir başarı elde edemedi. Oy sıralamasında ikinci hatta üçüncü sırayı işgal etmekten öteye gidemedi. Şu ana kadar Ünye halkıyla organik bir bağ kuramadı. Aday belirlemesi daha çok İlçe Yönetim Kurulu tarafından belirlense de oy başarısı ülke ortalamasının altında seyretmektedir. Marjinal durumdaki MHP son 30 yılda kitleselleşmesine rağmen CHP Ünye’de istediği oy potansiyeline ulaşamadı. Bu defa daha azimli bir adayla kolları sıvadı CHP… Seçim çalışmalarına ara vermeksizin sahada gayret gösteriyor.  

Yeniden Refah Partisi adayı Hayati Balcı ise adaylar içinde en genç olanıdır. Sn. Balcı, CHP adayı Sn. Öztürk gibi Ünye’de mahalle mahalle, sokak sokak gezerek esnaf ve vatandaşları dinliyor, sorun ve talepleri not alıyor. Yeniden Refah adayı, Ünye seçimlerinin iddialı isimlerinden biri olduğunu gösteriyor.

MHP bu seçimde Ünye’de ayrı bir aday çıkarmayıp Cumhur İttifakı çerçevesinde Sn. Tavlı’yı desteklemesi beklenirken, bir kesim MHP oylarının Sn. Arpacıoğlu’na kayabileceği söyleniyor. 

 

Diğer Partiler

 

Ünye’de hatırı sayılır oy potansiyeline sahip Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı Muhammed Samed Lacivert, inşaat mühendisidir. Halen ASF Yapı İnşaat adına Zonguldak-Alaplı’da DSİ Şantiyesi Saha Şefi’dir. Seçim çalışmaları bakımından Saadet Partisi’nin bu seçimde Ünye’de daha önceki performansına ulaşması zor görünüyor. Bir başka deyişle Saadet’in Ünye’de önceki seçimler kadar iddialı olmadığı görünüyor.

Büyük Birlik Partisi adayı Zeki Fidan, Ordu A52 TV program yapımcısıdır. Ünye Belediye Başkan Adaylığı başvurusunu Ankara’dan yapan Sn. Fidan aslen emekli imamdır.

Gelecek Partisi adayı Tevrat Korkmaz, Ordu İlinde 2024 yılı Yerel Seçimlerinde Ünye'nin ilk resmi Ünye Belediye Başkan Adayı olarak açıklandı.

 

Yolun Sonu Görünüyor

 

Komşumuz Fatsalı şair Dursun Ali Akınet’in şiirindeki gibi, yolun sonu görünüyor.

26 gün sonra Ünye Belediyesi ve Ordu Büyükşehir Belediyesi başkanlıklarında önemli bir sürpriz yaşamayacağız.

Önümüze konulan pusuladaki malum isimlerden birine mührü basacağız.

Geriye ne kalacak?

Yüksek volümlü anonslarla vur patlasın, çal oynasın seçim şiarları ardından yaşanan derin bir sessizlik...

Bayrak ve pankartlarla donatılmış meydanların çöpü...

Kulaklarımızda seçim nutuklarının çınlaması…

Kaderine razı bir kent ve diğer kentler…

Seçim sonrası hiç bir şey olmamış gibi yaşamına devam eden koca bir memleket.

06.03.2024, ÜNYE KENT

28 Şubat 2024 Çarşamba

Teleferik, Reklam Panoları yahut Ordu'nun Dereleri

 


Teleferik, Reklam Panoları yahut Ordu'nun Dereleri

   

Yine böyle bir Şubat ayı…

Yıl 2016, Sn. Enver Yılmaz Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı.

O tarihte yazmışız:

"Bu kadar proje arasında yapılmakta olanları yahut yapımı bitenleri fark etmek giderek zorlaşıyor."

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin himayesi altına giren Ünye’nin "Projeler Şehri" konumunda olduğunu yazmışız.


 

Ünye Limanı

 

Neler yok ki Sn. Yılmaz’ın sözünü ettiği projeler arasında…

Yerinde görerek değerlendirdiği projelerin başında Ünye Limanı gelmektedir...

 

“Ünye Limanı, Türkiye’nin prestij projelerinden biri olmaya adaydır. Havalimanlarından daha maliyetli bir projedir. Bölgenin en büyük limanı olmaya adaydır. Resmi başvurularımızı yaptık. Yatırım programına alınması için gerekli gayreti gösteriyoruz. Ünye Limanı bu bölgeyi uçuracak projedir, açıldığında istihdam oluşturulacak sayı 7 bin kişidir. Ünye Limanı bizim son atışımız olmalı. Yani liman öncesi OSB’yi açmamız lazım, sanayiyi taşımamız lazım. Ulaşımı çözmememiz lazım ki bütün eksiklikler bittikten sonra arkadaş her şeyi yaptık Ünye Limanı olmazsa olmaz dememiz lazım.” 

 

Ünye limanı dışında: 

 

1- Otobüs Terminali yanına 2. el oto galerisi,

2- Fevzi Çakmak Mahallesi Park ve Sosyal Alan Projesi,

3- Nuriye Mahallesi TIR Parkı Projesi

4- Tabakhane Deresi Islah Projesi,

5- Çamlık Projesi,

6- Çınarsuyu’ndaki orman kampının devralınması,

7- Çöp Sorununu çözecek projeler...

 

Ünye Limanı ve Organize Sanayi Bölgesi konusunda Sn. Yılmaz'ın hakkını teslim etmek gerekir. Otuz yılı aşkın bir zamandır kördüğüme dönen Ünye OSB Projesinin önündeki engeli kaldırarak, projenin hayata geçirilmesine imkân tanındı.

Fatsa 2. Organize Sanayi girişimindeyken, Ünye birincisini kurmanın önünü nihayet açabildi...

Sekiz yıl önce yazdığımız yazının tamamı okumak isteyenler için adres:

https://varilci.blogspot.com/2016/02/teleferik.html

 


Teleferik

 

Sekiz yıl önceki yazımızda aslen teleferik konusunu işlemiştik.

Ünye’ye teleferik vaadinde bulunan Sn. Yılmaz’ın bu icraattan neden vazgeçtiğine değindik.

Sekiz yıl sonra kaldığı yerden devam etme azminde olan eski Başkan’ın, yerel bir medya kanalına verdiği röportajda aynı konuya yer verdiğini gördük.

Olur ya tarih tekerrür eder…

Ünyeliler olarak aynı hataya düşmeyelim!

Bakın ne demişiz o yazıda:

Ünye'ye teleferik sözü veren Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Enver Yılmaz'dan üç hafta önce bir açıklama gelmişti ki, ilginçti...

Sahilden Çakırtepe'ye yapılacak teleferik konusunda Ünyeliler yeterli desteği göstermemiş...

Bu nedenle Sn. Yılmaz Ünye Teleferiği Projesi'ni askıya almış!

Ünyeliler teleferik projesini coşkuyla karşılamamış ve gerekli tezahüratı yapmamış…

O nedenle Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkanı Enver Yılmaz bu projeden vazgeçmiş.

Bir hafta sonra “ne olduysa!” durum değişmiş...

Ünye'de ziyaretlerde bulunan Sn. Yılmaz, bu defa teleferikle ilgili şu açıklamayı yapmış:

"Seçim döneminde olmayan bu sözümüzü, bu dönemde yapıp seçime kadar teslim etmek şekli ile bu hizmetimizi Ünye’ye sunmuş olacağız.” 

Hizmette sınır yoktur, “Kaldığımız yerden devam!”


 

Reklam Panoları

 

Yine sekiz yıl önce Sn. Yılmaz’ın devri iktidarında şöyle yazmışız:

 "Bir ara pencereden sahile baktığımda kaldırım kenarlarının işgale uğramış olduğunu gördüm, gözlerime inanamadım... Sahil, reklam panolarıyla donatılmıştı..."

Ordu Büyükşehir Belediyesi "gelir sağlama" uğruna KARMA adlı şirketle anlaşarak Ünye’nin muhtelif yerlerine reklam panoları yerleştirmişti. Hem de ne yerleştirme. Özellikle sahilde adım başı bu panolarla yüz yüze geliniyordu.

Tıpkı Çamlık mesire alanının parsellenip satışa arz edilmesi gibi…

Ünye’nin taşı toprağı rant alanına dönüştürülmüştü.

(Neyse ki sahildeki bir kısım panonun gelen tepki sonrası kaldırıldığını gözlemledik.)

Ünyekent Gazetesi’nde 16 Mart 2016 tarihinde yayınlanan “Sahilde Reklam Panoları” adlı yazımızın tamamı:

https://varilci.blogspot.com/2016/03/sahilde-reklam-panolar.html

 

Ordu'nun Dereleri

 

Sekiz yıl önceye döndük madem; 6 Nisan 2016 tarihli yazımızda: “Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, HES'lerin bölgede mevcut su kaynaklarını kuruttuğunu söyledi.” diye yazmışız.

"Muhalefetten biri olsa, neyse!" demişiz ama iktidar mensubu bir başkanın bu şekilde bir açıklama yapmasını şaşırtıcı bulmuşuz...

Benzer bir açıklamayı geçmişte eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’dan duymuştuk. FETÖ’nün 17 Aralık 2013 Operasyonu öncesinde yapılan bu açıklama: "HES'lerle ufak dereleri mahvediyoruz, 10 megavattan az enerji üretecek HES'lere kesinlikle izin vermeyeceğiz!" şeklindeydi.

İşin rengi ta o zaman belliydi…

Çünkü Bakan Bayraktar  "HES'lerle olmaz, nükleer santral olmadan bu işin altından kalkamayız." diyordu.

Nükleer santral olmadan, olmaz!

HES'lere karşı çıkma nedenleri işte bu:

Nükleer santrallere zemin hazırlamak...

(Ordu’nun Dereleri adlı yazımızın linki:

https://varilci.blogspot.com/2016/04/ordunun-dereleri.html)

 

Sn. Yılmaz'ın o tarihteki açıklamasında nükleer santrallere ilişkin bir öneri yoktu.

Şimdi ne der bilmiyoruz...

Erzincan’daki maden faciasıyla yeniden gündeme geldi, Sn. Yılmaz Fatsa’daki altın madeni hakkında ne düşünür?

Karadeniz'de siyanürcü altın çıkarıcılar Ünye - Fatsa arasındaki ve Artvin - Cerattepe'deki güzelim doğa parçasını cehenneme çevirdiler.

O facia yaşanıncaya kadar Erzincan-İliç’ten haberimiz yoktu…

Maden katliamını biz burada bekliyorduk.

Meğer ülkemizin dört biryanı perişan edilmekteymiş.

Seçim atmosferinde ellerinde mikrofon, bölgemizin o meşhur şarkısını mırıldanıyorlar şimdi:

 

"Ordu'nun dereleri aksa yukarı aksa

Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa."

  


27.02.2023, Ünyekent

21 Şubat 2024 Çarşamba

Seçim Mesajları 2

 


Seçim Mesajları 2

 

 

Seçime 40 gün kaldı.

Seçim mesajlarını vermeye devam ediyoruz.

Geçen hafta “Yurt genelinde adayların hemen hepsi belirlendi” demiştik ya, CHP’nin Hatay BŞB kararı ve İstanbul-Esenler Belediye Başkan adaylığı son anda belirlendi.

Aday belirleme süreci CHP’de neden bu kadar sıkıntılı gerçekleşti?

Anlamak mümkün değil.

Benzer bir durum İYİ Parti için de söz konusu…

Akşener muhalefet ettiği Erdoğan’ı tamamen unuttu, tüm gücüyle CHP’ye yükleniyor.    

İmamoğlu bu seçimde tek başına, demiştik.

Hala tek başına!

Buna rağmen İstanbul kaybedilmezse, İmamoğlu’nun önünde hiçbir güç duramayacak demektir.

 

Ünye Örnek Kent

 

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e ait bu sözler…

Ünye’de Sivil Toplum Kuruluşları, mahalle muhtarları ve partililerle bir araya gelen Sn. Güler, “Ünye, dünyada örnek kent olacak!” diyor.

Ankara dönüşü, ikinci dönem Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne adaylığı kesinleşen Sn. Güler, ilk durak olan Ünye’den seçim startı verdi ve birkaç gün sonra yeniden Ünye’ye döndü, istişarelerde bulundu:

“Buradaki projeleri desteklemek açısından istiyoruz ki yeni yüzyılda Ünye’de çok güzel çalışmaları devam ettirelim. Geleceğin dünyasının oluşmasında sadece Karadeniz’in değil, sadece Türkiye’nin değil dünyada örnek bir kent ortaya çıksın istiyorum. Onun adı da İnşallah Ünye olacak.”

Seçim amaçlı bir beyan da olsa Ordu Başkanı’ndan bu sözleri duymak ne âlâ!

Oysa Ünye’ye tanınan en küçük ayrıcalıkta Orduluların ayağa kalktığını, Ünye’ye ”üvey evlat” muamelesi yaptıklarını anımsıyoruz.

Alın size bir örnek:

“Ünye’de Kruvaziyer Turizmi”

Günlerce yazdık, çizdik, sevindik ama Ünye turizmine bir faydası olmadı, olamadı…

Ünye Limanı’na demirleyen Astoria Grande gemisi Ünye’ye değil, daha çok Ordu’ya turist sağlıyordu, inenlerin çoğu otobüsle Ordu’ya taşınıyordu.

Ünye’ye ancak bir minibüs düşüyordu.  

Buna rağmen o geminin Ordu’ya demirleyebilmesi için…

Altınordu Rıhtımı 140 metre daha uzatılmıyor mu?

 

Erdoğan Ordu’da

 

Geçtiğimiz hafta, 16 Şubat Cuma günü Altınordu’da önemli bir miting yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı mitingde Ordu İli belediyeleri AK Parti Başkan Adayları tanıtıldı.    

Emeklilerin bayram ikramiyesinin açıklandığı toplantıda ki burası çok önemli, % 50 artışla bu bayram 3.000 TL. ikramiye alacağız emekliler olarak! Sn. Erdoğan “Ne belediyelerde, ne iktidarda bizimle yarışacak bir parti zaten mevcut değil” diyerek, kendilerine olan güveni tazeledi.


Hatay’daki konuşmasına benzeyen bir değerlendirme yaptı:

“AK Partili bir Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez” dedi.

Sn. Erdoğan doğalgaz konusuna da girdi:

“Bizim olmadığımız bir Büyükşehir Belediyesi kusura bakmayın açık konuşuyorum, doğalgazı nasıl getirecek, biz varsak doğalgaz var, biz yoksak doğalgaz yok.” dedi.

Konuşmasının en önemli kısmı eski AK Partili, bu seçimde İYİ Parti adayı Enver Yılmaz’la ilgili söyledikleriydi.

Bizim de kulağımıza gelen bir dedikoduyu dillendirerek, adını anmadan Enver Yılmaz için şöyle dedi:

“Ne diyor? Ben seçimi kazanacağım, Ondan sonra AK Parti’ye geçeceğim. Bizim onlarla işimiz yok.”

Sıkı sıkı tembihlemeyi ihmal etmedi...

“Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar, sakın bunlara yer vermeyin!”

Enver Yılmaz ve şürekâsından “Ucuz numaralarla Ordu’yu kandırmaya kalkanlar” olarak bahsetti.

Bunca tahammülsüzlüğün yahut belli belirsiz bir korkunun ifadesi olan bu tavra bakınca, eski AK Partili Enver Yılmaz’ı kastettiğine inanmak oldukça zor...

Enver Yılmaz ki Sn. Erdoğan’ın bir zamanlar örgütlenme faaliyetlerinden sorumlu bir elemanıydı… Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin sayesinde “Büyükşehir” olan Ordu’da, mevcut Belediye Başkanı CHP’li Seyit Torun’u alt etmiş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığını elde etmişti.

Ordu’da “Büyükşehir” olgusu, ilçeye ve kırsal kesime dağılan oy işlevi sayesinde AK Parti’ye önemli bir güç sağladı.

Ordu’nun merkez ilçesi Altınordu’ya da orantısız bir imtiyaz getirdi. 


 

Enver Yılmaz’ın Başkanlığı

 

30 Mart 2014 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Ordu BŞB’nda Enver Yılmaz oyların % 54,4’ünü alırken,  Seyit Torun % 34,1’de kaldı.

Bu seçimle Enver Yılmaz Ordu’nun Kurucu Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

18 Eylül 2018 tarihinde Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Aslında görevi bırakması istendi. Hemen hemen aynı tarihlerde Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar da benzer bir durumla görevden “affını” istedi. Geçirdiği soruşturma ve akabinde açılan davaların hepsinden beraat etti.

Neyse, biz asıl konuya dönelim.

31 Mart 2019’da Mehmet Hilmi Güler % 56,9 oy oranıyla, % 26,1 oranında oy alan Saadet Partisi adayı İdris Naim Şahin’i alt etti. Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti kurucusu Sn. Şahin, bu yenilgi sonrası aktif siyasi hayattan çekildi.   

30 Mart 2014 ile 18 Eylül 2018 tarihleri arasında Ordu Büyükşehir Başkanlığı yapan Enver Yılmaz’ın bu süre zarfında Ünye ile ilgili birçok tasarrufu oldu. O tarihte konuyla ilgili birçok yazımız mevcut.

Değindiğimiz konuların başında Çamlık Projesi gelmektedir.

Sn. Yılmaz’ın Ünye Çamlık Projesi’nde mevcut mesire alanı muhtelif parsellere ayrıldı ve her biri ayrı bir işletme olarak özel teşebbüsün ticari faaliyetine sunuldu.

Ünye’nin akciğeri niteliğindeki Çamlık adeta rant alanı gibi görüldü.

Sahil kısmı da dahil rekreasyon ve mesire alanı olmaktan çıkarıldı, satış amaçlı özel mülk haline getirildi. 

Neyse ki Ünyelilerin protestosuyla karşılaştı ve bu vahim faaliyet gerçekleşme imkânı bulamadı.

Sn. Yılmaz bugün bir başka partiden aynı makama yeniden talip ve “Ünye Çamlığı, Büyükşehir’in iradesinden kurtulmalı!” diyor.

Evet, aynen böyle diyor… Ünye Çamlığı'nın mevcut Ordu Büyükşehir Belediyesi yönetiminden kurtarılıp Ünye'ye verilmesini öneriyor.

Sadece bununla kalmıyor Sn. Yılmaz, önemli bir konuya daha dikkat çekiyor, Ünye Kültür Sarayı konusunda sorular soruyor:

“Ünye’de Kültür merkezi niye yok?”

İyi kötü vardı Sn. yılmaz, Ünye’ye yakışmasa da…

Sizin başkanlığınız döneminde yıkıldı, yerine AVM yapıldı.

 

Konuya devam edeceğiz, şimdilik esen kalın.

 

 

21.02.2023, Ünyekent