24 Ağustos 2012 Cuma

GÜNLERLE GELEN


İKİ ŞEHRİN HİKÂYESİ – 5
(son)

"Yazar Cemil Meriç kendi hayat hikâyesini anlatanları pek sevmez. 
Bir Fransız tekerlemesine benzetir bu tür anlatıları…
“Mezar taşları gibi yalan söylemek.” deyimiyle açıklar.
Buna rağmen Cemil Meriç’in eserleri bütünüyle kendi hayat hikâyesidir.
“Birkaç sayfada bütün bir ömrün muhasebesini yapmak 
hem tehlikeli hem de abestir.” 
der demesine ama yazdıklarını çoğunlukla bir “hâl tercümesi” olarak görür. 
Hatta bu anlatılar onun için birer müdafaanamedir. 
Anlatırken kendini savunur. Kendini tanıtır. 
Ama “Önce kendimizi tanımamız gerek” der.
Çünkü ona göre kendimizi tanımak, 
insan erdeminin varabileceği en yüksek aşamadır."

Ünyekent'te bir deneme yazısı...



Terzi Mehmet ve Terzi Muhittin

 Fatsa Çarşısı

Mado ve Carrfour-sa

 Ünye Orta Çarşı

 Ünye'nin arka sokakları...

A Tale of Two Cities (İki Şehrin Hikayesi)
Charles Dickens

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder