31 Ağustos 2012 Cuma

GÜNLERİN GETİRDİĞİ

3o Ağustos 1922

 
90 Yıl önce
Emperyalist işgalcilere karşı
direnenlerin aziz hatırasına…

Şair Nazım Hikmet, Kurtuluş Savaşı cephelerinde direnen, canını veren isimsiz kahramanlar için bir destan yazmıştı… Kuvayi Milliye Destanı:    

“Ateşi ve ihaneti gördük.
Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil.
Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil,
inanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle,
silâhları ve beygirleriyle insanlardı dayanan.”[1]

O insanlar ki, uzun asker kaputlu, yalın ayak, aç… Başlarında kalpak, yüreklerinde keder… Ve bin türlü imkânsızlıklar içindeydiler.
Ancak emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı yüzlerce yıl unutamayacakları, yüreklerine bu denli korku salacak olan bir mucizeyi yaratacaklarının farkındaydılar.
Afyon şehitliklerini “sembolik” göstermeye çalışanlara inat, burada 30 Ağustos’u “Zafer Günü” yapanların kısa tarihi verilmiştir.

DEVAMI:

















29 Ağustos 2012 Çarşamba

Siham-ı Kaza

"Bir arkadaş davetinden dönüyoruz.
Bayram sonrası olmasına rağmen araç trafiği henüz azalmamış.
Gecenin bu saatinde bile dikkatlice ilerliyoruz şehir merkezine doğru…
Aynikola’daki trafik ışıklarını yeni geçmiş olmalıyız ki,
arkamızdan korkunç bir kaza meydana geldiğini öğreniyoruz."


Ünyekent'te bir köşe yazısı...


24 Ağustos 2012 Cuma

GÜNLERLE GELEN


İKİ ŞEHRİN HİKÂYESİ – 5
(son)

"Yazar Cemil Meriç kendi hayat hikâyesini anlatanları pek sevmez. 
Bir Fransız tekerlemesine benzetir bu tür anlatıları…
“Mezar taşları gibi yalan söylemek.” deyimiyle açıklar.
Buna rağmen Cemil Meriç’in eserleri bütünüyle kendi hayat hikâyesidir.
“Birkaç sayfada bütün bir ömrün muhasebesini yapmak 
hem tehlikeli hem de abestir.” 
der demesine ama yazdıklarını çoğunlukla bir “hâl tercümesi” olarak görür. 
Hatta bu anlatılar onun için birer müdafaanamedir. 
Anlatırken kendini savunur. Kendini tanıtır. 
Ama “Önce kendimizi tanımamız gerek” der.
Çünkü ona göre kendimizi tanımak, 
insan erdeminin varabileceği en yüksek aşamadır."

Ünyekent'te bir deneme yazısı...



Terzi Mehmet ve Terzi Muhittin

 Fatsa Çarşısı

Mado ve Carrfour-sa

 Ünye Orta Çarşı

 Ünye'nin arka sokakları...

A Tale of Two Cities (İki Şehrin Hikayesi)
Charles Dickens

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Ünye Çevre Yolu İnşaatı


Çevre Yolu İnşaatı Neden Durdu?

"Kimisi müteahhidin paraları alıp kaçtığını söylüyor.
Kimisi çevre yoluna gönderilen ödeneğin başka yerlere kaydırıldığını iddia ediyor. 
(Örneğin; ilçelerden illere doğru kaydırıldığı ileri sürülüyor.)
Bir de “Ödenek yok!” diyenler var…"

Ünyekent'te bir köşe yazısı...

 

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Ünye'de Ramazan Geceleri

 
Ünye'de Ramazan Geceleri

Ünye’de Ramazan geceleri canlı ve kalabalık geçiyor.
Her yaz Ünye’nin nüfusu artar ama fındık zamanı geldiğinde el ayak çekilir, şehir tenhalaşır.
Bu defa öyle olmadı.

Sahilde araç trafiği keşmekeşi!

Ve tabi Ünye Çevre Yolu...
Neden durdu-ruldu?

Ünyekent'te bir köşe yazısı:

http://www.unyekent.com/koseyazi/3821/unyede-ramazan-geceleri
 



 

8 Ağustos 2012 Çarşamba

1 Ağustos 2012 Çarşamba