29 Ağustos 2018 Çarşamba

Malazgirt Ruhu


Malazgirt Ruhu


Son günlerde atağa kalkan döviz fiyatı ve onu takip eden ekonomik krize karşın yeni ufuklara yelken açmaya devam ediyoruz.
2023 Hedefinden bahsediyorduk örneğin...
Şimdi çıtayı daha da yükselttik...
2071'den söz ediyoruz...
"Malazgirt ruhu" diyoruz buna!

****
Bakın ne diyor Prof. Dr. Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler) adlı kitabında (s. 124):
"Alp-Arslan Halep önüne kondu. Şehrin hakimi Mirdas-oğlu Mahmud korkusundan Sultan'ın huzuruna gelemediği için Haleb bir müddet muhasara edildi. Güç bir duruma düşen Mirdas-oğlu en sonunda Oğuzlar gibi giyinerek yani Oğuz kılığına girip Alp-Arslan'ın katına geldi; affa nail olup, Haleb yine kendisine verildi. Alp-Arslan buradan Dimaşk'a (Şam) doğru hareket etmiş ve bir günlük yol gitmiş idi ki, Bizans imparatoru Romanos Diogenes'in muazzam bir ordu ile sefere çıktığı haberi geldi. Bunun üzerine Alp-Arslan imparatoru karşılamak için sür'atle geri döndü. İki hükümdar 26 Ağustos 1071'de Malatgird'te Rahva ovasında karşılaştılar. Bizans ordusunun sayısı Türk ordusundan çok fazla idi. Alp-Arslan Türk savaş usullerinden birini tatbik ederek Bizans ordusunu görülmemiş bir yenilgiye uğrattı. Savaş esnasında Bizans ordusunda bulunan Peçenekler'in ve Oğuzlar'ın (Uz-Guzz), bir kısmı veya hepsi soydaşlarının tarafına geçtiler. Bu geçmede, daha önce de belirtildiği gibi milliyet duygusunun amil olduğu şüphesizdir."

****
Prof. Dr. Sümer'in de üzerinde durduğu gibi bu savaşla birlikte Anadolu Türk yurdu olmaya başlamıştır. Ancak Türkler Anadolu'ya bu tarihten çok daha önce gelmiş, Bizans ordusunda profesyonel asker olacak kadar bu topraklarda yerlerini almışlardır.
İslamiyet'in Anadolu'ya girişi ve yerleşmesi ise Alpaslan'dan 400- 450 yıl öncesine rastlamaktadır. Bizans-Arap savaşları sırasında Güney ve Doğu Anadolu'nun bir kısmında Bizans denetimi kırılmış, İslami topluluklar boy göstermeye başlamıştır. Hatta bu dönemde Doğu Anadolu'dan bir grup Ermeni Güney'e inerek Anavarza bölgesinde Ermeni krallığı kurmuştur.
Malazgirt sonrası Türklerin Anadolu'da yurt kurması sanıldığı kadar kolay olmamıştır. 1096 yılında Avrupa üzerinden gelen Haçlı Seferleri nedeniyle Anadolu'da birçok mevzii Türkler tarafından terk edilmek durumunda kalmıştır. Selçuklu sultanı I. Kılıçarslan döneminde püskürtülen Haçlı orduları, durumu Türkler lehine çevirmişse de, Sultan'ın erken ölümü ve Türk beylikleri arasında siyasi birliğin oluşturulamaması gibi nedenlerle süreç sancılı seyretmiştir. Bir başka olumsuz etken de Doğu'dan gelen Moğol akınlarıdır.
Anadolu'daki sancılı süreç ancak Osmanlı döneminde sona ermiştir. Yıldırım Bayezid döneminde kısa bir duraksamaya uğramışsa da (Timur yenilgisi ve  Fetret devri), Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethi ve Anadolu'da siyasi birliği sağlamasıyla Anadolu tam anlamıyla Türk Yurdu haline gelmiştir.

****
Anadolu'nun Türk Yurdu olması, Anadolu'daki Türk ve Türkmen boyları için çok da olumlu bir durum yaratmadı. Bu unsurlar, Osmanlı devlet yapılanmasıyla arzuladıkları barışı göremediler. Aynı biçimde, Selçuklu yönetimi altındaki Türkler de sorunlu bir hayat yaşadı. (Babai İsyanları, Baba İlyas, Baba İshak olayları vb.)

****
Milliyet duygusu, savaş alanında ortak düşmana karşı işe yararken, yönetim alanında ne yazık ki işe yaramıyor.
Osmanlı yönetiminde devletin bekası, daha çok devşirme unsurların elindeydi.
Ne zaman ki ülke toprakları işgale uğradı, Osmanlı mülkü darmadağın edildi...
İşte o anda milli şuur gündeme geldi.
Savaş meydanları "milli" unsurlara açıldı.

26 Ağustos 1071'de Türkler Anadolu'yu yurt edindi...
26 Ağustos 1922 ise Türklerin Anadolu'dan sürülüp atılamayacağı tescillendi...
947 Yıl sonra Malazgirt'in milli şuuruna nail olabiliyorsak, 96 yıl öncesinin Kurtuluş Savaşı sayesindedir. 
         

29.08.2018 ÜNYEKENT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder