1 Ağustos 2018 Çarşamba

Olimpos




Olimpos


Antalya'nın Faselis antik kentinden bahsetmiştik, komşusu Olimpos'tan söz etmezsek olmaz... Olimpos ya da Olympos, Antalya'nın Kumluca yerleşiminde bulunan, Helenistik dönemde kurulmuş bir antik bir kenttir. MÖ. II. Yüzyıl'da limanlarıyla ünlü Faselis'e saldıran korsanların egemen olduğu bir şehirken, MÖ. 77'de Roma  egemenliğine girer. Bugüne ulaşan tarihi kalıntıların çoğu bu dönemden kalmadır.

****
Olympos adı nereden gelmektedir?

Olympos adının Yunanca bir kelime olup olmadığı, bu adın kaynağı ve anlamı tam olarak bilinmemektedir. Eski Anadolu dillerinden geldiği ve "yüksek dağ" anlamını taşıdığı bilinmektedir.
Bir yaklaşıma göre ise, "gökyüzündeki bulutlara kadar uzanan ve tanrıların yerleştiği bir dağdır." Bu inanışın Yunan mitolojisine  Sümerlerden girdiği sanılmaktadır.
Antik çağda toplam 19 dağ "Olimpos" adını taşımaktadır. (Eski Yunancada ve bağlı kaynaklarda Olympos.)
Yunanistan'da Olympos adıyla bilinen dağ, 2 919 m. yüksekliğiyle ülkenin en yüksek dağıdır. Teselya'da bulunan bu dağ, Eski Yunan mitolojisinde tanrıların oturduğu kabul edilen kutsal bir yerdir.
Anadolu'da da Olimpos adı taşıyan bir çok dağ mevcuttur.
Antik çağda Mysia Olimposu olarak anılan ve Marmara Bölgesi'nin en yüksek zirvesini oluşturan Bursa Uludağ'ın zirvesi de Olimpos adını taşımaktadır.
Batı Toroslar'da, Beydağları grubunun içinde yer alan bir dağ da Olimpos adını taşır. Kumluca'da asıl konumuz olan Olimpos Dağı, Antalya'ya 85,7 km. uzaklıkta olan bir dağdır. Bu dağın sahil kesiminde yer alan vadide Olimpos Antik Kent'i bulunmaktadır. 
Teke Yarımadası'nın önemli antik yerleşimlerinden biridir.
Olimpos sahili, Caretta Caretta kaplumbağalarının yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunmaktadır. Genellikle üniversite öğrencilerinin ve sırt çantalı turistlerin tercih ettiği bir gezi alanıdır. Anadolu'nun  Lykia bölgesinde, Likya Yolu üzerinde bulunan antik kent, Antalya körfezinin Batı kıyısında, Faselis'in (Tekirova) Güney'inde, Çıralı yakınında Deliktaş mevkisindedir.  Olimpos Beydağları Millî Parkı sınırları içinde yer almaktadır.

Olimpos Antik Kenti

Olympos kentine ait en eski bulgular, bu yerleşimin Helenistik Dönem'de kurulan bir Dor kolonisi olduğunu göstermektedir. M.Ö. 100'de Likya birliğinin en önemli şehirlerinden biridir ve Strabon'a göre "üç oy hakkı"na sahip altı şehrinden birisidir. Lykia birliği tipinde para bastığı bilinmektedir. Daha sonra korsanların eline geçmiştir. (Zeniketes dönemi, MÖ. 104-77)
M.Ö. 78'de Roma komutanı Servilius Isauricus Olympos'u korsanlardan temizleyerek Roma topraklarına katmıştır. Asıl önemini Roma döneminde kazanmıştır. Gordianus döneminde para bastırmış, kentin ortasından geçen derenin iki yanına imar edilen yapılarıyla tanınır.
Olimpos Kenti, doğal gazların yandığı Çıralı'daki "Demirci Tanrı" Hephaistos için inşa edilen açık hava sunaklarıyla ün sahibi olmuştur.
Olimpos Dağı ile bir başka yükseltinin arasına sıkışmış bir vadide  yer alan kentte Roma döneminden kalma çok sayıda anıtsal mezar, Roma Lahitleri (Antimachos'un Lahdi), tonozlu odalardan meydana gelen bir nekropol (toplu mezar), kutsal alanlar, kiliseler, Mozaikli Yapı, Roma Hamamı, Piskoposluk Sarayı (Episkopeion, MS. 5. - 6. yy.), akropol ve agora (pazar yeri) gibi kalıntılar mevcuttur. Prof. Ümit Serdaroğlu'nun yaptığı araştırmalarda İon düzeninde templum in antis planlı bir tapınak belirlenmiştir. Bu tapınağın, bir heykel kaidesinde yer alan yazıta göre, Marcus Aurelius döneminde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. (MS. II. yy.) Kentin bazı yerlerinde arkeolojik kazılar bugün de devam etmektedir. Açığa çıkarılan birçok kalıntı restore edilmekte ve ziyarete uygun hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Ortaçağ'da Olimpos Kenti      

MS. 3. yy. sonlarında Olymposlu Methodius Lykia bölgesinin ilk piskoposu ve önemli bir kutsal kişisidir. MS. 312'de idam edildiği sanılan Methodius'un erken dönem Hıristiyanlığın kurumsallaşmasında önemli bir yeri vardır. Orta Çağın başladığı MS. 4. ve 5. yüzyıllarda, bazı yazılı kaynaklarda Olympos'un önemli bir Hıristiyan şehri olduğu anlaşılmakta, 7. - 9. yüzyıl Piskoposluk listelerinde de Myra (Demre) Metropolitliğine bağlı bir merkez olarak anılmaktadır. Bu dönemde kentte ait 12 adet Bizans Kilisesi yer almaktadır. Sırf bu bulgular bile o dönemde  Olympos'un önemli bir kent olduğunu göstermektedir. MS. 5. ve 6. yüzyıllarda kentte yoğun bir inşa faaliyeti sürdüğü görülmektedir.
14. yy sonrasında, Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz'de etkin olduğu dönemde Olympos, önemli bir uğrak limanıdır. Ancak Osmanlı döneminde Olimpos'a dair önemli bir kayda rastlanmamıştır. Osmanlı tarihinde Antalya ve Alanya'nın Akdeniz'deki önemi yazılı kaynaklarda ve arkeolojik verilerde ortaya çıkarılmasına rağmen, 15. yüzyılda Osmanlı egemenliğine giren Olimpos'a dair hiçbir veri bulunmamaktadır. 18. ve 19. yüzyıllar ile 20. yüzyıl başlarında kentin Yörükler tarafından kışlak olarak kullanıldığı yerel halk tarafından aktarılmaktadır.
Arkeolojik verilere dayanarak, Olimpos'ta kentsel faaliyetin 13. yy sonrasında sona erdiği söylenebilir. Bölgede görülen savaşlar, Arap akınları, deprem ve veba gibi felaketler Olimpos'un ekonomik ve demografik yapısını olumsuz etkilemiş, kentsel yerleşim sona ermiştir.

Olimpos'tan Kalanlar

Olympos kenti, vadinin içinden geçen bir derenin iki yanında kurulmuştur. Dağın eteğinde bulunan yüksek yerleşim, Olimpos'un akropolü olarak adlandırılsa da bu oluşumun Orta Çağ'dan kalma bir hisar olduğu anlaşılmaktadır. Tepe üzerindeki yapı kalıntıları hisar içindeki çok ve tek katlı sivil yapılardır. Tepeden aşağı  bakıldığında dere kenarında kurulu kentin manzarası seyre değerdir.  
Kentin ortasından geçen derenin poligonal teknikte duvarlarla ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Üzerinde Roma döneminden kalma köprü kalıntıları mevcuttur. Bu köprülerin payeleri taş örgülü, gövdesi ahşap yapıdadır.  
Derenin güney tarafında görülen kemerli yapı, kentte yer alan birçok bazilikadan biridir. Bu bölümünde, Olimpos'un tiyatrosu bulunur. Tonozlu paradosları, orkestraya ve çevreye dağılmış bezemeli mimarisiyle tipik bir Roma Devri tiyatrosudur.
Tiyatro ile deniz arasında, doğuya doğru, sırasıyla Hellenistik dönem poligonal şehir duvarları, nehrin kenarındaki Büyük Hamam kalıntıları, Erken Bizans dönemi bazilikası ve bu bazilika ile organik bağlantısı bulunan küçük hamama ait yapı öğeleri görülür.
Olimpos SİT alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma yasaktır. Konaklama ağaç evlerde yapılır. Burası gezginlerin en önemli durağıdır. Ayrıca bölge yakınlarındaki Beydağları Olimpos Milli Parkı da dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir bölgedir.
Portakal ağaçları ile çevrelenmiş bungalov evlerinde konaklama yapılabildiği gibi son zamanlarda değişik tarzda birçok işletme açılmıştır.

01.08.2018, Ünyekent














 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder